8/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2021 61. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 02:16
#candide masumiyet, saflık anlamına gelen bir kelime. Kitabın konusu başa gelen her felaketin aslında iyi bir şeyin başlangıcı olduğuna dair; bir iyimserlik felsefesi üzerine kurulmuş ama kitabın sonuna doğru yazar niyetini değiştiriyor ve sonunu ilginç bir şekilde bağlıyor. Aslında yazarın amacı, bazı filozofların hayatta gerçekleşen acı veya korkunç her olayın bir amaca hizmet ettiği görüşüne -Katolik kilisesine rağmen- ironik bir yaklaşım sergileyen bir hikaye anlatmak. #voltaire inançlarımızı ve yaşama amacımızı sorgulatıyor. Bu amaçla dinlerin öğretisinin aksine; yaşananlardan ilahi gücün değil, bireyin kendisinin sorumlu olduğuna dair, kahramanın deneyerek öğrendiği bir hikaye kurgulamış. Kitapta çalışmanın ve insanlığa faydalı işler yapmanın; hayatın bütün dertlerini unutmanın tek çözümü olduğu görüşü savunuluyor. İyi ya da kötü herşeyin Tanrı’dan geldiği inancına katılmayan Voltaire’in bir ateist olduğu düşünülmesin; o aslında Tanrı’nın varlığını inkar etmeyen, sadece dinlere inanmayı reddeden bir deisttir. Buyüzden kitapları kilise tarafından sansürlenmiş veya yakılmış, hapse bile atılmıştır. Ama Voltaire fikirlerini dile getirmekten asla vazgeçmemiş, zaten tam da bu yüzden dünyaca tanınan bir filozof olmuştur. İkiyüzlü olsaydı, fikirlerinin arkasında durmasaydı; şimdi kimse onu tanımaz, zamanla silinip giderdi. Yazar, olan biteni umursamayan bir Türk dervişi de karakterize ediyor. Acaba Voltaire bizim her şeye “hayırlısı” dediğimizi de biliyor muydu? Bizim böyle dediğimizi duyduysa, herhalde için için gülmüştür bize diye düşünmeden edemedim. Çünkü onun fikirlerine çok zıt bir ifade bizimki. Ona göre çalışan kazanır, bu yüzden hayırlısı diye bir şey olamaz. Gerçek adı François-Marie Arouet olan Voltaire zamanında tüm dünyayı etkisi altına almış bir filozof ve yazar. Osmanlının ilk incelediği Avrupa ülkelerinden biri olan Fransa, edebiyatıyla da yerli yazarlarımızı etkilemiş. Tanzimat Dönemi yazarlarımızın etkilendiği yazarlar arasında Voltaire’in adı sıkça geçiyor. Bu kitabı okuma sebebim de edebiyat fakültesi okumam yüzünden oldu. Ama iyi ki okudum. Özellikle gençlere tavsiyemdir. Bu akıcı, incecik ve maceralarla dolu kitabın; düşünen, sorgulayan, çalışkan, üretken, kültürlü ve bilinçli gençlerin yetişmesine önemli bir katkısı olacağı kanısındayım. Voltaire’in ifade özgürlüğünü savunan meşhur bir sözü var: “Söylediklerinizden tiksiniyorum, fakat bunları ifade edebilme hakkınızı ölümüne savunurum”. Konusu (Sooiler): Bir uşak olan Candide ile efendisinin kızı Cunegonde birbirlerine aşıktır. Ancak kızın babası durumu öğrenince Candide’yi kovar ve Candide’nin başkalarına da ait olan, pek çok öyküyü içine alan gezi macerası başlar. Candide birçok felaketi yaşadıktan ve çeşit çeşit insanla tanıştıktan sonra sonunda sevgilisine kavuşur. Ancak yaşlanmış ve çirkinleşmiş olan sevgilisini artık beğenmez ve o büyük aşkı biter. Bir filozof sayesinde benimsediği, her felaketin Tanrı’dan geldiğine dair inancı, gördüğü onca trajik olaydan sonra yerle bir olur. Candide’nin iyimserlik felsefesini örnek aldığı filozof Pangloss, yaşanan onca felakete rağmen hala fikirlerini savunmaya devam etse de Candide artık değişmiştir. Artık felsefeyi bırakmış ve sadece bahçesini ekmesi gerektiğini düşünmeyi seçmiştir.
CandideVoltaire · Oda Yayınları · 20177,1bin okunma
·
227 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.