Eseri,Tuncay Türk tarafından çevirisi yapılan Oda Yayınlarının 6.baskısından okumaya başladım ancak hoşuma gitmediği için Server Tanilli'nin çevirisini yaptığı "Candide ya da İyimserlik" kitabını epub olarak okudum.
Voltaire bu romanında mizahın ötesinde alaycı bir anlatım ile Alman filozof ve bilim adamı olan Leibniz'in kısaca iyimserlik olarak tanımlanan "her şey olacağına varır; dünya, mümkün dünyaların en iyisidir" felsefesini eleştirmektedir.
Candide, romanın baş kahramanının adıdır ve sözcük olarak ise saf, temiz anlamına gelmektedir.
Bir serüven formatında anlatıma sahip eser 30 bölümden oluşmakta farklı ülke ve kentlerde geçen, neredeyse gerçeküstü maceralarla doludur. Her macerada ise Voltaire kendi felsefesini anlatmak yerine Leibniz Felsefesini, Candide'nin hocası Pangloss üzerinden hicveder.
Bir Yeşilçam filminde bulabileceğiniz aşk, dram, doğal afetler, cinayet, işkence, soygun, sahtekarlık, ihanet ve elbette mucizeler bu maceraların tuzu biberidir ama Voltaire, tüm bunlarla harmanlayıp sosladığı eserde insanı, hayatı ve hayatın amacını sorgulayan bir başyapıt ortaya çıkarır.
Kahramanlarımızın olağanüstü maceralarının son durağı İstanbul olur. Ve romanın son sözünü, dünya ve hayata dair felsefenin özünü Candide İstanbul'da bir Türk köylüsünden öğrenir. Bunu kitabı okuyacaklara bırakıyorum.
Akıcı bir dile sahip bu serüveni, düşünmeyi ve gülmeyi seven okurlara tavsiye ediyorum. Susuzluğunuzu dindirmeyecek ama bir yudum su içer gibi okuyacaksınız.