·432 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Eylül 2021 10:36 Sene 1926, konu mafya ve içki kaçakçılığı olunca gözlerim Al Capone’i aradı durdu. Hatta durmadı da diyebilirim. Sürekli gözlerim aramaya devam etti. Kurgu muhteşemdi diyebilirim, okurken uzun zamandır etkilendiğim çok az roman vardır böyle. Çünkü tam içki yasağının ve mafyanın olduğu dönem. Yazarın bazı durumları nasıl yansıttığını filmi yapılan ve ödüllü olan Zindan Adası kitabından da biliyordum. Beklentilerimi karşılaması önemliydi.
İçki satan yerler, mafya ve rüşvet alan polislerden oluşan bir teşkilat var ki orada artık kendimi bir anda Mafia II oyununun içerisinde gördüm diyebilirim. Anlatım tekniği işte bu yüzden çok önemli. Çeviri kalitesi de öyle.
Özellikle Joe adlı karakter ve onun yaşadıkları, bilhassa geçmişe döndüğümüzde bana Mafia oyununu daha çok anımsattı. Bu tarz benzetmeler daha doğrusu sevdiğim bir tür olan Mafia türünde yazılmış eserleri daha çok beğeniyorum. Yani bıraksalar sabaha kadar överim.
Hepimize iyi okumalar dilerim..