110 sayfalık kitap aşk, hüzün, hayal kırıklığı, mutluluk kısaca her duyguyu yaşatıyor. Bunlar da yetmezmiş gibi sonunda "ah Nastenka elime düşme sakın" diye sinirden kudurtuyor bide...
Ben ona kızdım yazar bile kızmazken ben kızdım. Beklediği büyük aşkı gelmeyince onu seven değer veren adamı kaçırmamak için onu sevdiğini söyledi. Ama kiracı gelince hiç bu olaylar olmamış gibi biricik aşkına geri döndü. Yani bence sinirlenmek için gerçekten çok sebebim vardı. Gerçi sinirlenen bi tek benim sanırım yazar bile Nastenka ya kızmadı hatta 4 günlük bir aşk yaşattığı için minnet duydu. Şaşılacak olay valla :D
ne etkileyici bir hikaye ama ben Nastenka'ya kızamam bu konuda. Aslında tamamen suçlu veya tamamen suçsuz kimse yok, Dostoyevski'nin bütün romanlarında olduğu gibi.