Anlatılanların, yazılanların aksine çok iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Gerçek bir yazarın her zaman anlattığı şeyi en basite indirerek anlatması gerektiğini düşünüyorum ve savunuyorum. Kelimelerle oyun yapmak edebiyata ait değil de şiire ait bir özellik bana göre. Bu kitapta ise sürekli bir kelime oyunları Nietzsche'nin kitabını yorucu yapmış. Belki de kendi bundan hoşlanıyordur ama ne gerek var yani. "Sen bunu hissediyorsun böylesi yanlış şunu yap." demek yerine bir abartmalar bir laf cümbüşü yok "sen gökyüzünde yıldızlarını kaybedersin köpeklerini özgür bırakamazsın kadınlara mı gidiyorsun kırbacını hazır tut" falan bu zamana kadar iyiki okumamışım hiç benim tarzım değilmiş. Roesseu, Marcus Aurelius, Machievelli, Platon gibi filozofların çoğunu okudum ama hiç bu kadar amacına ulaşmak için yolu uzatan bir yazar görmedim. Halil Cibran'ın Ermiş kitabını okuyun bunla uğraşmayın. İyi okumalar