Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 06 Ekim 2021 11:27 Kadındı pek de deliydi çok da delice bir kedisi vardı kedinin de pek delice dönen gözleri gözlerini de pek delice örten kirpikleri vardı. Olur elbet neden olmasın kirpikli kedi de olur peh inanmıyormuş sanki çok bakmış da bir kedinin gözlerine hepsi aynı bunların. Bir kadın varmış aşağı mahallede dediklerine göre baktı mı elinize bir kuyu görürmüş derince bir kuyu sonra atı verirmiş bir taş, bulandı mı su beliri verirmiş kader. Bir kadın varmış yukarı mahalleden pek de güzel uzunca saçları varmış herkes onu saçından tanırmış bir gün nedendir bilinmez kesivermiş saçlarını kulaklarına dek annesi görünce elinde makası gözleri yuvasından çıkacak olmuş atlayı vermiş de son anda kız kulağını kesmeden alıvermiş makası elinden amma dediklerine göre annenin bir parmağı kopuverecek olmuş da kopmamış kanayan elini umursamadan tutmuş kızın elinden götürüvermiş aşağı mahallenin delisine. Kadın okşamış kızın elini belivermiş derince derince derince bir kuyu atıvermiş bir taş sonra bir taş daha ardından bir taş daha... delilik bu diye bağırıvermiş aşağı mahallenin delisi. Eli kanlı anne dövüvermiş dizlerini. Kimsecikler cesaret edip de eğilip bakmamış derince derince derince kuyunun içindeki kedere.
"Hepimiz derince kuyular taşıyoruz ellerimizle içi taş dolu kuyular...
Görüyor musun ellerimi?
Görüyor musunuz ellerimizi?
Bu ellerle bu kuru parmaklarla oyacağız gözlerinizi..."
Kadındı pek de deliydi ya hani
araladı mı ağzını
delice dizeler saçılıverirdi etrafa
görenler medusanın dili bu derdi
Ah evet o bir şairdi.
Dinlemeyin bu delinin sözlerini dedi aşağı mahallenin ak sakallı dedesi.
Buna pek bozulan kadın tükürüverdi
ak sakallarına dedenin
Tükürmekle de kalmayıp oyuverdi gözlerini
Anlatılanlara göre gözler bizim Kör Cengiz'in evine dek yuvarlanıvermiş de
o da kaptığı gibi gözleri garibim sevinçten ana ben misket oynayamaya gidiyom demiş.
Bir daha da evine dönmeyen kör cengizin anacığı oğlunu araya dursun bize ne ki
biz kendi yolmuza bakalım...
Yolumuz yukarı mahallenin mezarlığına çıkıyor şair elindeki ak sakallı dedenin değneğiyle mezar taşlarıyla dövüşüyor.
Tak rak tak rak tak rak tak rak
Meşe ağacının hemen altındaki mezara gelince duruyor. Çözüyor ayakkabı bağcıklarını önce çıplak ayaklarına sonra mezara bakıyor. Mezar taşında şairin babası yazıyor. Kadın önce elindeki değneğı tüm gücüyle babasının çürümüş kalbine saplıyor sonra da çılgınca tepinmeye başlıyor mezarın üzerinde. Bunu gören mahalleli haber salıyor polise. Babama gör diyorum sen ölünce ben de böyle tepineceğim üzerinde diyorum. Ağlamaya başlıyor adamcağız ben ise istemsizce gülmeye başlıyorum.
Kahkahalarım mezarlıkta yankılanıyor. Kör Cengiz yuvarlanıveriyor tepeden.
Şair gurup vaktine kadar tepinip duruyor sonra da kamburuyla yaşlı bir kadın geliyor sürükleyerek götürüveriyor onu aşağı mahallenin delisine.
Kadın okşuyor şairin elini beliriveriyor derince derince derince bir kuyu atıveriyor bir taş sonra bir taş daha ardından bir taş daha...
Ah Madam diyor şair bırakın taş atmayı
ikimiz de biliyoruz ki her kadın bir faşiste tapar...
Delilik bu diye karşılık veriyor aşağı mahallenin delisi.
Kaburuyla yaşlı kadın dövüveriyor dizlerini. Kimsecikler cesaret edip de eğilip bakamıyor derince derince derince kuyunun içindeki kedere.
"Hepimiz derince kuyular taşıyoruz ellerimizle içi taş dolu kuyular...
Görüyor musun ellerimi?
Görüyor musunuz ellerimizi?
Bu ellerle bu kuru parmaklarla oyacağız gözlerinizi..."