Şiir...
Benim için apayrı bir dünyaya açılan hayali kapı. Canım sıkıldıkça şiir dinler, şiir okurum..Hatta amatör nefesime, amatör sesime kurban ederim bazen ;)
Bu şiir kitabını ikinci okuyuşum. Bu sefer çok daha severek, hissederek okuduğumu itiraf etmeliyim. Elbette ki beğenmeyenler ya da anlamayanlar olmuş, yadırgamıyorum. Şiir; her okuyanda ayrı bir keşiftir. Herkesin her anlatılanı anlamasını bekleyemeyiz. Çünkü şiirde, çıplaklık keşif macerasını söndürür. Benim de anlayamadığım birkaç şiiri dışında âdeta aşık olduğum bir kitap oldu. Ahmed Ârif; bir ince ruh, bir kor yürek...
Artık en sevdiğim şairlerden biri o. Anlamadığınız şiirlerini YouTube'dan kendi sesiyle dinleyebilirsiniz;) bunu yapınca her bir kelimesi ilmek ilmek işleniyor gönül defterinize ve en derinlerde hissedebiliyorsunuz içindeki mânâyı.
Aşka ve özleme dair yazdığı şiirleri beni kendine hayran bıraktı.
O nasıl mısra, o nasıl edebî dil...
Birkaç kelimenin sırtında, bir kitaplığa sığmayan yük ;
.
.
Aymışam yarı gece
Seni bulmuşam sonra
Seni, kaburgamın altın parçası
Seni, dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi ...