Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 10 Ekim 2021 21:37 Aden… Sayfalarca söz söylenmesini hak ediyor, bir taraftan da bütün sözcükleri adeta tüketiyor. Stanislaw Lem insanın kafasını karıştırmakta adeta bir dünya markası ama bu durum biraz da insana beyninin varlığını hissettirdiği için keyif vermiyor değil.
Bilimkurgu benim için her zaman ayrı bir yerde oldu tür olarak ve bu tercihin en büyük sebebi yeni soyutlamalar ve felsefeleri içinde barındırması. Evet roman okuduğumuzda hep bir kurgu okuyoruz ama bu kurgu her zaman bir “yaratım” olmuyor. Aden, bir uzay keşif ekininin varoluş mücadelesi verme hikayesi aslında. İnişleri sırasında yaşadıkları problem nedeniyle gemilerinin hasar alması ve onarılmasının zaman alacağının anlaşılması ile bambaşka bir hikaye başlıyor gerçekten.
Kitabın bende hissettirdikleri insanın kendi gerçekliğinden ayrılamaması, ne akla hizmetse her zaman kendini üstün bulması, “uygun” denen şeyin aslında ne kadar çeşitli olabileceği oldu. İnsan her zaman bir neden ve sonuç arıyor evet, ancak bütün evrende her şey tek eksende mi ilerlemekte acaba? Gerçekten oldukça düşündürücü. Bilimkurguyu felsefesiyle birlikte sevenlerin keyif alacağı bir eser, tavsiyemdir.