Puan vermedi·158 syf.····Okunma: 14 Ekim 2021 22:06 Kitabı okumaya başladığımda, yorumlamayı nasıl yazsam diye düşünmeye başlamıştım Okuduğum çoğu kitapta bunu düşünüyorum ama felsefe yorumlaması daha farklı. Okurken, yazarın kendini ve tecrübelerini yıpranmış bir hayat gibi yansıtması insanın içini burkuyor benim kalbimin, psikolojimin, ruhumun en ulaşılmaz yerlerine dokundu. Çünkü tadını ve tecrübesini almış ve bundan sonra yaşamdan bir şey beklemiyorum der gibi dökülen kelimeleri biraz düşündürüyor. Paylaştığım bir alıntıda, “Ruhumda, cinayet işlenmiş gibi bir ağırlık var”(SAYFA 117) galiba bütün duygularını ve söylemek istediğini tek cümlede bahşetmiş gibiydi. Ruhunda öyle bir ağırlık taşıyordu ki kelimeleri dayanamamış da yerle bir olup notlarını kağıtlara dökmüştü. Sanki insanı anlayan üç varlık; kalem, mürekkep ve kâğıt gibi…
Dostoyevski bu eserinde, modern toplumun uçlarında yaşayan yalnız bir insanın zihnindeki karanlık ve çelişki dolu dehlizlerini gezdiriyor bize. Ve o modern toplumun insanın kişiliği ve psikolojisi üzerinde bıraktığı kara lekelere yakından şahit oluyoruz. Ayrıca işlenen temaların yanı sıra bu toplum kurbanı, şüpheci ve haksızlığa uğramış karakteri anlatıyor. Kafası karışık bir adamın kendi iç savaşını, kendi ağzından, kendi gelgitleriyle müthiş bir şekilde akıcı tempoyla anlattığı bir roman, uyumsuz ruhumuzun sessiz çığlığı. Yazarın düşünceleri bana sakinleştirici gibi geliyor. Hepsinden ziyade alıntı paylaşmayı seviyorum neyse ki altını çizebileceğim bir çok sözü vardı. Okumanızı tavsiye ederim. Kaleminizi, aklınızı ve gözlerini dolduracak eserleri tercih edin.
ALINTILAR
İnsanın "Yeraltı" kafasının içidir... Kafasının içindeki mağaradır... İç dünyasındaki korkak benliğidir...
“Ruhumda, cinayet işlenmiş gibi bir ağırlık var”
“Dostoyevski diyor ki: "Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum..."
Bana kalırsa insanın en iyi tanımı şöyle olmalı iki ayaklı nankör bir yaratık.
"İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur."
“Hayatım boyunca şöyle bir kaç kişinin suratına tokat atmadığıma da çok üzgünüm.”
"Dostoyevski, gökle yer arasında asılı kalmıştır. Hem gök hem de yer tarafından etkilenmiştir."
İYİ OKUMALAR