ÇALIŞMANIN SORUMLULUĞUNU ALABİLİR MİSİN?
Jules Payot'a ait olan İrade terbiyesi “Nicole, hayatını şansa bırakma” diyerek başlıyor. Ve hayatı yaşamayı beklemek yerine isteyerek ve içtenlikle yaşamanın gerekliliğini anlatıyor. Kitap, biçimsel ve içerik olarak kütüphane raflarında eskiyen, tozlanmış ve asırlar sonra bulunmuş gibi hissettiriyor. Kapak resminde bulunan filozof duruşunun belli ki okundukça ortaya çıkan bir anlamı var. Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil'in eserlerinde sözünü ettikleri bu kitap Cemil Meriç'in “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim” sözlerine muhatap olmuştur. Beş bölümden oluşan kitabın içeriği şu şekildedir; birinci kitap: meseleye giriş, ikinci kitap: kişiye özel tavsiyeler, üçüncü kitap: çevrenin önemi, dördüncü kitap: iç kaynaklarımız, beşinci kitap: irade psikolojisi.
DUYGULARIN DİKKATİ
Genel hatları ile felsefe, psikoloji ve mantık ile insanın önce kendini, duygularını tanımasını, kendine hâkim olmasının yollarını ve sonuçlarını ele alan sade üslup ile yazılan bir eser. Bir kişisel gelişim kitabından uzak olmasının yanı sıra tüm telkinler ve düşünceler soyutluktan arınık somut haldedir. Okuma esnasında 'evet bunu ben de yaptım, ben de vücudumda bunu hissediyorum, bu duyguyu yaşarken peşinden bu davranışı yapıyorum...' gibi sözler sarf ediliyor böylece kitabın ilk maddesi önümüze çıkıyor: insan olmak. Yaratılışın mayası aynı olduğu için yaşanan duygular, düşünceler ve hormonlar her birimizde aynı isimde aynı oranda bulunuyor. Duygulara dikkat yönelterek, benliğimizi öğrenmenin ve doğru yaşamanın mümkün olduğunu ifade ediyor. Kitap hepimizde bulunan ruhsal yaralara örnekler vererek, yaraların nasıl oluştuğunu ve çeşitli tedavi yönlerini anlatıyor. Yalnızca insanın iç dünyasına değinmekle kalmayan eser, eğitim sisteminde gördüğü eksiklikleri aktarıyor ve eğitimcilere tavsiyelerde bulunuyor.
SENİ UYANDIRAN SEBEP NE?
İlk bölümde ele alınan isteksizlik duygusuna, neden yataktan kalkamıyoruz, neden uykumuzu ve hayatımızı düzene sokamıyoruz, bir işi güzel şekilde neden tamamlayamıyoruz gibi birtakım özel sorulara genel bir çerçeve ile yanıt arıyor. “Ne gariptir ki söylediklerimize herkes içinden katılıyor. Herkes isteksizlik ve boş düşüncelerle dolu davranışlar arasındaki dengesizlikten şikayetçi”. Bu şikâyetlere ve kayboluşa çözüm yolu, işe başlama sebebini bulabilmek. Bir çalışmaya başlamadan önce atacağınız ilk adım neler olur? Hayat gayesini, çalışma amacını belirlemek, ilgi ve dikkati yöneterek çalışma sürecini tamamlamak. Derinlemesine çalışma, insanın emeğini görmesine ve kendini bilmesine yol açıyor. Tıpkı inzivaya çekilen sûfiler misali, geçen her gün kendini bulmak için görünür hâlinden azalmak, arınmak. Yahut bir çocuğun oyunla bütünleşmesi ve o ân mutluluğu yaşaması gibi. Dikkat becerisi bir fikri ve duyguyu etkin hâle getirir, yaşadığımız anın kıymetini ve verimli kılmanın önemini öğretir.
HAREKETE GEÇMEDEN DERİN TEFEKKÜR
Çalışma becerisi kazanmanın yolu dikkate bu beceriyi devam ettirmenin yolu da derin tefekküre bağlıdır. Fikirlerin, duygular ile etkileşimini ve uygunluğunu sağlayabilmek çalışmayı sürdürecek bir yol. Fikirlerin çokluğu ve karmaşıklığı çalışabilmek için bir set oluşturur. Gün içerisinde birçok iş ile meşgul olan bireyin fikir sadeliği yaşaması oldukça imkansız gözükmektedir.
Çalışmanın önüne geçen her türlü fikir ve hisleri kenara bırakmayı başarabilmek o fikirlerin ve kötü duyguların üzerine odaklanmamak atılması gereken ilk adımdır. İnsanın birçok işe ve diğer insanlara tanıdık olup kendine meçhul olması, duygularını, fikirlerini tanıyamaması karmaşıklığı ortaya çıkarmaktadır.
İrade düzenini koruyabilmek ve çalışma becerisini kazanmak için ruhsal, fiziksel duygularımızı ve fikirlerimizi tanıyabilme ve bunlara dikkat kesilmek gerekir. İnsanın önce kendini bilmesi ve yaşamına iştigal eden her türlü hissin, fikirlerin farkına varabilmesi onları tanıması önceliklidir.