·170 syf.····Okunma: 17 Ekim 2021 21:57 Kendi kendinin doktoru aynı zamanda kendi kendinin celladı olabilir mi bir insan? Oluyor. Nietzsche yıllarca hayatın kendisine karşı acı direnişine katlanmış, bu da yetmezmiş gibi o acı direnişinin daima fazlasını istemiştir. Nefret; o kadar güçlü bir duygudur ki bu trajik öykünün belki de en can alıcı noktası budur. Nietzsche'nin hem düşüncelerinin çoğunu ele almış hem de bu trajik öyküye yer vermiş bir biyografik eser, sıkılmadan sizi sona doğru sürüklüyor. Zihinsel doğumun en acı ve en sancılı anlarını ele almış. İnsan, ömründe iki kere doğar. Birincisi biyolojiktir, ikincisi zihinsel doğum. Zihinsel doğum, biyolojik doğumda kadının çektiği sancıdan daha sancılı ve daha ağrılı bir dönemdir. Öyle ki Nietzsche bunu dibine kadar yaşamış, aynı yolda, kendi bildiğine göre hareket etmiştir. Nedir bu Nietzsche'nin kendisiyle derdi? Derdi sadece zihinsel doğumunu tamamlamaktı. Söylediklerine karşı çıkılmasını, etraftan bir çıt sesini işitmek istemesiydi. Derdi sadece düşündüklerini dile getirdiğinde onunla "hayır, bu böyle değil" diyip anlaşılıp, tartışarak bir yerlere varmaktı. Trajik hayatında profesörlük yaptığı zamanlarda bile bu sancıyla yaşadı yıllarca. Issız duvarların arasında yıllarca aynı tonda sessizliği duymuş, aynı yalnızlığı yıllarca yaşamıştır. Bu trajik öyküyü temel alarak yazılan bu eser, Nietzsche'yi çok yakın tanımanıza sebep olmasa da bir nebze "hayır, bu konuda yanılıyorsunuz Profesör Nietzsche" demenize sebep olacaktır.
Keyifli okumalar.