Öyle güzel bir kitaptı ki..Bu kitabı yorumlamak benim haddim değilmiş gibi sanki ama yine de dilimin döndüğü kadarıyla aktaracağım.
Akıcı bir dile sahip,okudukça sizi içine çeken bir kitap. Yazar ve ana karakterin birlik olup anlattığı, her iki ağızdan da başrolü ve yaşadıklarını dinlediğiniz bir eser. Olaylar siyasi sürgüne mahkum edilmiş başrolümüz Sami Baran üzerinden ilerliyor. Aslında mülteci olmak zorunda bırakılmış herkesin hayatına bir parça dokunuyor. Sürgüne mahkum edildiğiniz bir ülkede, başınıza gelen dehşet olayların sorumlusu tuttuğunuz kişi ile aynı akıl hastanesinde kaldığınızı düşünün? Sonrasında Sami’nin yaşadığı ikilem de buydu; öldürmek ya da bağışlamak.
Tek bir solukta bitirebileceğiniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ben okurken çok keyif aldım. Üzüldüm,ağladım,düşündüm,hissettim. Hepsi iç içeydi.