·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Şubat 2021 14:29 Jack London’ın otobiyografik romanı olan Martin Eden, 20. yüzyılın başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle karşımıza çıkıyor. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarına değinirken, sosyal statü farklarının Amerikan kültüründeki etkisini gözler önüne seriyor.
Şüphesiz bu romanın ana konusu, hangi sınıftan olursanız olun, başarı ve refah sizin için uzak değildir. Sadece azim, hırs ve çalışma isteğine sahip olmalısınız.
Martin Eden alt sınıfa ait yoksul bir denizci iken ilk görüşte aşık olduğu yüksek tabakadan olan Ruth için karakterini baştan aşağı değiştirir. Yazar olmaya karar verir, yazar yazar yazar..Yazdıklarını Ruth’a okur lâkin Ruth yazarlığın ona iyi bir yaşam vermeyeceğini her defasında yüzüne çarpar...
Yazdıkları her defasında geri çevrilir, yılmaz hem çalışır hem de yazar... Ruth’a kavuşmak için günün 20 saati uyanık iken 4 saati uyur.
Bu bölümden sonrası kitabın son bölümüne tekabül ettiği için spoiler olmadan yazamıyorum, okuyup bitirmeniz dileğiyle..
Şunu da belirtmek isterim ki o kadar abartıldığı kadar bir şey bulamadım romanda. Hatta ve hatta bu kadar hedefi için çalışıp çabalayan birinin sonunun umutsuzluk olması çok ama çok abes..