seyit
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2021 15:32
1958'de Novy Mir (yeni dünya) dergisi'nde yayınlanmış olan roman tadındaki uzun Aytmatov öyküsüdür. Olaylar 1943 yılı Ağustos ayında 2. dünya savaşı yıllarında Kırgızistan'da geçer. Cemile bir aşk hikayesi olmasının yanı sıra bir maneviyat hikayesidir. Bütün somut, görünen, keyfi lezzetleri bırakma; ve hayale, manaya, duyguya prim verme öyküsüdür. Karşılıksız aşkın serkeşliğini ama içlerde bir yerde yıllar geçse de silip atılamayacak onulmaz yarayı da tanıştırır bize. Yazar edebi dili ve tasvir yeteneğini bir fırça gibi kullanarak resmen bir yağlıboya tablo yapmış biz okurlara. Öyle ki; gözünüzü kapattığınızda sararmış Kırgız bozkırında ahıl atlarının çektiği bir arabada türkü söyleyen Danyar’ı ve onun omzuna başını koyan Cemile’yi tüm renkleri ile görebilirsiniz. Luis Aragon Fransızca' ya çevirdiği bu öyküye yazmış olduğu önsözde Cemile hikayesi için “dünyanın en güzel aşk hikayesi” ifadesini kullanmıştır ve böylece Cengiz Aytmatov tüm edebiyat dünyasında tanınır bir yazar olarak ünlenmiştir. -alıntı- “sanki havada asılı kalmış türkünün son melodisini de dinlemek istercesine başını omzuna eğmiş öylece oturuyordu. danyar uzaklaşıp gidince ikimiz de köye varıncaya kadar ağzımızı açıp tek bir kelime dahi etmedik. hem konuşacak bir şey de yoktu! zaten kelimeler her zaman, her şeyi anlatmaya yetmezdi…” '' yine o tuz beyazı serapta, batıda, şekilsiz bir güneş yüzüyor, dalgalanıyordu. ötede,kapalı, belirsiz bir ufkun üzerinde, portakal kırmızısı fırtına bulutları toplanmaktaydı. bora halinde esen kuru bir rüzgar atların yanaklarını köpüklere beyazlatıyor, yelelerini ağır ağır sallıyor ve sonra uzaklaşıp yamaçlardaki pelin saplarına dalgalandırıyordu.'' "ansızın çakıveren düşüncelerdi bunlar gelip geçerlerdi, en büyük mutluluğum, cemile'nin çocuk dudakları gibi aralanmış yumuşacık dudaklarını, gözyaşlarıyla buğulanmış gözlerini seyretmekti. ne güzeldi; yüzü bir esin, bir tutku kaynağıydı! duyuyordum bunu, ama tam anlayamıyordum. şimdi bile kendi kendime sorarım, bir esin kaynağı mıdır aşk: şairlerin, ressamların yabancısı olmadığı bir esin kaynağı mıdır? cemile'ye baktıkça, bozkıra çıkmak gelirdi içimden; çıkıp yere göğe seslenmek, bağırmak, içimdeki o garip tedirginliği, o garip mutluluğu alt etmek için ne yapmam gerektiğini sormak gelirdi. galiba bir gün bunun cevabını buldum."
Öykü
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
·
240 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.