Puan vermedi·199 syf.····Okunma: 26 Ekim 2021 01:56 Türkiye Batı'dan sadece ilimi, bilimi,edebî ve sanat akımlarını değil, Batılı anlamda giyinmeyi, Batılı tarzda müzikleri, dansları,baloları, Batılı gibi sevişmeyi, Batılı gibi gayrımeşru aşklar yaşamayı da aldı.
Bunun en güzel örneklerini topluma ışık tutan bu tarz romanlarda görüyoruz. Bu "muhteşem ötesi'' eser de bu romanlardan biri.
Öyle bir toplum düşünün ki, modernlik şapka giymek, rakı sofralarında eğlenmek, erkekli kızlı nikahsız hayat yaşamak, eşini kıskanmamak, hatta eşini aldatmak olarak algılanıyor. Türk örf ve ahlâkına uymayan bu hayatları yıllardır bize "modernlik" "çağdaşlık" olarak yutturdular. Medeniyeti okumakla, ilimle, irfanla yükseltecekleri yerde uçkur sevdasına "medeniyet'' adını taktılar.
Romanda, aldatılan ''sözde'' evli bir çift. İkisi de birbirini aldatıyor.
Aldanan da aldatan da kendileri.
Kitabı okurken aklıma annemin bir sözü geldi. "Avradın kırığını, herifi getirir. Bacısının kırığını abisi getirir." Böyle de oluyor. Karısını kıskanmayan Bedri üstüne üstlük onu başka erkeklere zorla itiyor.
Evine getirdiği arkadaşlarından biri ile karısı onu aldatıyor.
Evlerinde desen bed bereket yok. Zaten böyle eve bereket mi uğrar. İçki,zina her türlü haram var. Erkekleri eve getirip karısına sulandıran ahlâksız Bedri. Boşuna denmemiş; Kula bela gelmez hak yazmadıkça, Hak bela yazmaz kul azmadıkça...
Karakterlerin hepsi çok güzel seçilmiş. Bedri karakteri ahlâksız, kendi gibi düşünmeyen herkesi gericilikle suçlayan, karısına her türlü eziyeti çektiren bir adam. Selim, solcu. Olaylara falan karışıyor. Sonu da malesef bu ülkede değişmeyen gerçek düşünce ölümü. Nüvit ve diğer karakterler yan karakter. Benim en dikkatimi çeken ve kitabın da ana karakteri olan Filiz. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere anlatılanlar, Filiz'in penceresinden.
Roman bir çok toplumsal mesaj veriyor. Filiz karakteri okumamış.
Bu da kadının en büyük özgürlüğü kendi parasının olduğunu kanıtlıyor. Çünkü karakterimiz el mahkûm kocasının parası ile geçindiği için ne kadar mutsuz bir evlilik yaşasa da boşanamıyor.
Kitapta en dikkatimi çeken, en belirgin olan şey ise yazarın sürekli betimlemelerde "sol" yönünü kullanması. Misal bir eşyanın sol köşesi, güvertenin sol tarafında oturdu, sol avuç içi, sol ayak, sol tarafta duran ev vs. vs. Yazar kendi siyasi düşüncesini de kitabın içinde bolca yansıtmış okuyunca anlarsınız. Hatta son paragraflara doğru kişinin ölüme yürüyüşünü anlatırken içinde şu cümle geçiyor:"Soldan gidiyordu. Duru bir gök vardı."
Yanı sıra o dönemin siyasi olaylarından kitapta geniş bilgi vermiş. Boş bir kitap değil.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Beğendim fakat istediğim heyecanı bulamadım. Sadece sonu biraz güzeldi. Bu yüzden puanım: 8/10