·448 syf.····Okunma: 28 Ekim 2021 23:01 Kitabın genel hatları ile incelemeye başlarsak Gabriel Garcia Marquez bu konuda kesinlikle başarılı bir yazar denilebilir. Kitabı dördüncüye okuduğumu da göz önünde tutarak bu yorumları yapıyorum çünkü “Kolera Günlerinde Aşk” günümüzdeki okuduğum birçok eserin aksine mükemmeliyetçilikten uzak çevrenin, dönemin koşullarını ayrıntılı bir şekilde önümüze sermektedir. Mükemmeliyetçilikten kastım kusursuz bir aşk, bu kusursuz aşkın geçtiği ortamların hepsi sanki bir peri masalındaymışçasına abartılı süslü anlatımlarla gerçeklikten uzaklaştırılmış oluyor. Ancak bu kitapta kolera salgının olduğu ortamın gerçekliği (farelerin limanın kıyılarında ve Pazar yerlerinde cirit atması, insanların kafalarından bitlerini ayıklaması, lağımların açık olmasından dolayı salgının yayılması ve pis bir kokunun şehre hakim olması…) öyle ayrıntılara yer verilerek anlatılıyor ki bir çoğumuzun hiç gitmediği Kolombiya’nın sokaklarını o dönemi gözlerinin önündeymişçesine canlandırma imkanı veriyor. Duyulara ağırlık veren bu betimlemelerin gerçekliği hayatımızın salt gerçeklerini yüzüme vuruyor. Bu sebepten bile kesinlikle okunmalı diyebileceğim bir kitap, o çiğnenip ardından yakılan puronun ve zencinin kokusunu alacağınıza kesinlikle eminim. Ah pardon melezin.
Kitabın konusuna gelecek olursak ilk başlarda Fermina Daza’nın ve Florentino Ariza’nın aşkı ile can bulmaktadır. Ardından Fermina Daza’nın Florentino Ariza’dan ayrılıp Doktor Juvenal Urbino ile evlenmesini sonucunda Florentino Ariza’nın bekleyişini konu alan bir kitaptır. Burada karşılaştığım bazı inceleme yazılarında Florentino Ariza’nın aşkının gerçek aşk olmadığı yönünde yorumlar yapılmış. Birden fazla kişi ile birlikte olup aynı kişiye aşığım diyemezsin. Günümüzün koşullarında değerlendirmek bu düşünceyi ne kadar doğru bilemem ama bazı konular o zamanın koşullarına göre yorumlanmalıdır bence. Ve 19. Yüzyılın sonlarında – 20. Yüzyılın başlarında geçen bu roman da dönemin koşullarına ve coğrafyanın yapısına uygun görünmektedir. Hala sınıf ayrımı, cinsiyet ayrımının hakim olduğu dönem de bir erkeğin birden fazla insanla birliktelik yaşayıp aşklarını savunmaları hele de bu bir erkeğin penceresinden bakılarak yazılmışsa tolere edilebilir. Kaldı ki Fermina Daza Florentino’ya hiç geri dönmeyebilirdi ve aşkından başka herhangi bir bağlılığı yoktu. Ayrıca hayatının uzun bir dönemi boyunca başta fakirliğinden, dolayısıyla ezilerek büyümesinden ve içine kapanık bir karakter yapısının oluşmasından dolayı silik bir tip olmuştur. Silik tip olmayı da benimsemiştir Florentino Ariza. Yaşantısının büyük bir bölümünü gizlilik içinde arkasında bir iz bırakmadan adeta yokmuşçasına sürdüren Ariza belki de bu aşkı bırakamamasının en büyük sebebi silikliğini içine kadar hissettiği kendini bir kere bile olsun Fermina da varlığını görememenin rahatlığıdır. Fermina’nın gözlerinde varlığını görseydi, silik bir tip olmadığını hissetseydi belki de böylesine tutkun olmayacaktı. Arkasına saklandığı tüm yaşantısını, bunun üzerine kurduğu o özgüvensizliği kalkanı yapmayacaktı. Fakat sebepleri ne olursa olsun hayatına giren onca kadına rağmen 53 yıl 7 ay 11 gün bekledi. Bedenen yüzlerce kez aldatmasına karşın zihnen onun oldu.
(SPOİLER)
Doktor Juvenal Urbino’nun aksine bana göre asıl ihanet onunkiydi. Bir bağlılık sözü bir yemini varken aldattı hem bedenen hem de zihnen yaptı bunu. Tüm o çekilen sıkıntıların, atlatılan üzüntülerin birlikte dinginliğe ulaşacakları zamanda yaptı bunu. Pişmanlık duyup saatlerce dualar etmesine karşın devam etmesi de cabasıydı. Asıl ihanet buydu evinde sana bağlılığı ile bekleyen karısını önemsemeden korkusuz korkakça devam etti buna ve yine de affedildi. Öyleyse hangisinin aşkı doğruydu? Ya da aşk kime göre neye göre yaşanmalıdır? Bunları düşünürken, hatta tüm bunların mücadelesini verirken geçen bir ömür dökülen dişler, başlayan ağrılar, yüzde oluşmaya başlayan kırışıklıklar ve yürüyüşlerde oluşan aksamalarla geçen bir ömür işte kitabımızın konusunu oluşturuyor. Geçen bir ömür ve yarım yüzyıllık bira aşk.
OLUMSUZ ELEŞTİRİ
Kitapta tek beğenmediğim kısım sonlarına doğru yer alan akrabalık ilişkileri olmasının yanı sıra küçük yaşta bir kız çocuğu ile birliktelik yaşaması ve bu birlikteliği yaşarken de Florentino Ariza'nın yaşının yetmişi geçkin olması mide bulandırıcı geldi. Bu olaylar birçok toplumda ve dinlerde de rastlanılan bir durumdur ve kesinlikle tolerans gösterilmemelidir. Bu tamamen pedofili örneğidir ve ahlak kısmından daha önemli olan toplumların çocuklarının, geleceklerinin tehlike ve tehdit altında olmasıdır. Bir çocuğunun ışığının sönmesi ileride kuracağı bir sorunlu aile yapısı demektir.
İYİ OKUMALAR….