Kolera Günlerinde Aşk

Gabriel Garcia Marquez

Yorumlar ve İncelemeler

Başka Bir Evrende En Güzel Halinle
8/10
·448 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 10:45
Uzun zaman sonra "Aşk" üzerine bişeyler okumaya karar verip edebi anlamda kaliteli, realitede ve psikolojide saplantılı erkeklerin yarattığı takıntıları okumuş olmam büyük talihsizlik oldu. Orhan Pamuk "Masumiyet müzesi" Kemal , Emily Brontë "Uğultulu Tepeler" Heathcliff, ve şimdi Gabriel García Márquez "Kolera Günlerinde Aşk" Florentino Ariza.Hepsinin ortak sorunu sevdikleri kadın uğruna feda ettikleri bir ömür ve onlara hissettirdikleri kötü duygular. Dönemin kostüm,dekor,ve sağlık sorunlarına yakından bakmak en önemlisiydi. Seven sevdiğini bekler , beklerken neler sığdırır daha çok kadın mı? Çivi çiviyi söker minvalinde ..Daha daha çok kadınla birlikte olan esas oğlan aşk acısını yatıştırmak gayretinde olduğunu düşündürür duygusal,romantik okuyuculara. ( Belli bir yaş üstüne romantik okumalar yasaklansa mı acaba.? Çünkü realiteyi elinden bir an olsun bırakmayanlar için eser "hadi ordan" dedirte bilir. Bknz . Ben ).
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2023 89. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2023 13:34
Yüzyıllık Yalnızlık kitabının yazarının, iddialı ikinci kitabı. Kolera günlerinde aşk, enfesti. Süre anlamında uzun sürdü ama etki anlamında da öyle olacak gibi. Ben salgından bahsedip, sıkacak diye bekliyordum. Daha az aşk, daha çok salgın. Ama tam tersiydi. Yüzyıllık Yalnızlık kadar zor bir kitap değildi. Tersine kişiler az olduğu için akılda daha kalıcıydı. Sadece hangisi erkekti, hangisi kadın karıştırdım mecburen kodladım artık. Sadece Florentina Ariza'nın saat başı değişen aşkları mı desek, kaçamak mı ya da, gönül eğlendirme mi artık ne derseniz onlar fazlaydı. Yani erkek değil mi? Aşk bile olsa, öyle işte.. Çevirmen enfes çevirmiş, bence kadınlara da torpil geçmiş gibi. En sevdiğim karakter Fermina Daza'ydı. Tek doğru kişi bu kadındı. Evlendiğinde fazla sadık, kocasından önceki sevdiğine karşı da fazla masum.. Yarım kalan bir aşk mecarası. Biri evleniyor, evlenmeyen diğer aşık da arayış içerisinde. Kimi erkekler vardır, büyümezler, yaşlılık sonra güçten düşme asla başlarına gelmeyecek gibi yaşarlar. Sonra buruşan deriler, fazlalaşan yaş ve azalan zamanla beraber farkına varırlar ölüm gerçeğinin. Böyle bir karakterdi, Florentina Ariza. Saplantılı aşık.. Her ikisi için de bekleyiş aslında . Yarım kalan bir aşk için beklemeye değer mi? Keyifli bir kitaptı, tavsiye ederim.
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Puan vermedi
Kitap size akıllardan silinmeyecek bir aşk hikayesini anlatıyor. İçerisinde şehvet, tutku, aşk, hüzün, felsefe ne ararsanız var. Çok az karakterle böyle büyük bir hikaye yaratmak da ancak Márquez gibi usta yazarların işidir zaten. Konusu bizim Türk filmlerindeki, kavuşamayan aşıklara benzese de, detaylarında çok daha fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Kahramanımız çok küçük yaşta gördüğü kıza aşık olur ve bu aşk yaklaşık 50 yıl sürer. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde farklı kadınlarla birlikte olmayı da ihmal etmez. Konusu sürükleyici olsa da, yazarın dili gereği biraz ağır bir anlatımı olan kitabı, kafanızda başka düşünceler olmadığı bir zamanda, odaklanarak okumanızı tavsiye ederim.
Aşk
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
3/10
·448 syf.··
2021 83. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 17:33
ilk kez bir kitabı okumakta bu kadar zorlandım. olayların bir oradan bir buradan anlatılıyor gibi gelişi, dilin akıcı olmayışı, fazla detaylı olaylar yordu ve sıktı beni. üstelik kitapta beni oldukça rahatsız eden sinirlenmeme sebep olan Florentino Ariza'nın aralarında fazlasıyla yaş farkı bulunan henüz 14 yaşındaki bir kız çocuğu ile defalarca birlikte oluşu kitaba devam etmemi oldukça zorlaştırdı fakat kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için bir an önce bitse artık diyerek okudum ve sonunda bitti!
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2019 10:35
Florentino Ariza, Fermina Daza'yı elli bir yıl, dokuz ay, dört gün bekledi sabırla ve Doktor Juvenal Urbino'nun öleceği günü umarak. Farmina Daza'ya aşık oluşu Florentino Ariza'yı yataklara düşürdüğünde annesi bunu kolera olarak yorumladı aslında bu aşktı kendini dışarı atamayan aşkın vücuda verdiği tepkiydi ve aşkı gerçekten yaşamayanlar bu hastalığı hiç anlayamayacaktı. Gabriel Garcia Marquez bence tasvir yeteneği çok yüksek bir yazar. Bahsettiği ortam hakkında hiç bir fikriniz olmasa bile yaratıcı anlatımı ile orayı beyninizde oluşturuyor. Benim Marquez kitaplarında yaşadığım en büyük sıkıntı isimler, kim kimdi diye sürekli karıştırıyorum bu romanında da aynı durumu yaşadım ama benim için akışı etkileyen bir problem değil. Kişilerin hayatlarını en ince ayrıntısına kadar anlatması roman kahramanlarını odama sürüklemesini sağlıyor Fermina Daza her sigara içtiğinde o kokuyu aldım. Kolera günlerinde aşk sadece sevdalı gençlerin ! anlatıldığı bir roman değil o dönemde yaşayan topluma ışık tutma açısından da eleştirel özelliği olan bir kitap. Fermina Daza'nın benim de var olan bir korkumu dillendirdiği düşüncesi ile bitirmek istiyorum: "Nesnelerin yaşanabilir alanlara, insanları yerlerinden edip onları köşelere sıkıştırarak yayılmaktaki açgözlülükleri ürkütüyordu onu..."
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Yaşamda Gereksinim Duyduğum Tek Şey, Beni Anlayan Birisi
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2022 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2022 19:37
Çok heyecanlandım şu an bu benim ilk incelemem olacak ve başlangıç için çok uygun bir kitap olduğunu düşünüyorum. Umarım kafamdaki gibi bir şey çıkarabilirim ortaya. Neyse daha uzatmadan başlayayım. Kitabın yoğun bir aşk ve tutku anlattığını her yerde duyuyordum ve beni de okumaya iten tam olarak bunu arıyor oluşumdu. Ancak beklediğimle karşılaşmadım bu beğenmediğimi düşündürmesin. Çok beğendim. Yalnız ben kitabı büyük bir aşktan çok arka planda ilerleyen daha farklı şeylerin pek de sezdirilmeden kendinden ilerleyen şeylerin hayranlığındayım. Karakterlerin kendilerini keşfetmesi ve bununla beraber önyargıları dışarıda bırakıp özgürleşmeleri veya zaman içerisinde ilişkilerin hepsinin birbirinden farklı olduklarını anlamalarını çok güzel işlemiş Marquez. Bunu biraz açmak istiyorum. Özgürleşmekle en çok bütünleştirdiğim karakter Fermina Daza oldu çünkü sığması gereken bir kalıp vardı ve küçüklük yıllarından itibaren çevresindeki insanların davranmaları gerektiği şekilde davranırlarken ne kadar ikiyüzlü olduklarını gördü ve bundan nefret etti ama yine de onca inatçılığına rağmen belki de ondan ötürü kendisi hakkındaki önyargıları bir kenara bırakamadı. Zaman içerisinde dünyayı gezdikçe yaşlanırkenkinden daha çok şey öğrendi kendi hakkında. Kim ne der diye düşünmeyi bırakıp güçlü bir şekilde yaşamayı öğrenmesini okumak beni için çok büyük bir ilhamdı. Şimdi Ariza karakterine gelecek olursam gizliden gizliye içinde taşıdığı ve adını aşk koyduğu duygu günler geçtikçe yoğunluğunu korudu. Onu öyle sağlam tutabilmesinin asıl etkeni de aşkın ne büyük olduğunu okuması, onun için ölmenin ne onurlu olacağını kurması, hayatını buna adamasıydı diye düşünüyorum. Oysa ben kitap boyunca dalgalanan bu karakterin hissettiğine; son sayfalara gelinip artık yaşlanıp, ölümle birlikte yürümeye
1000Kitap
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Bir kadının gölgesinde bütün kadınlara aşığım ama onu bekliyorum.
7/10
·448 syf.··
2020 61. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2020 14:22
Aşkın başka bir boyutta yaşanması... Kitaptaki aşk aslında tek taraflı 50 küsür yıllık bir bekleyiş. Baş kahramanımız Florentino Ariza sevdiği kadını (Fermina Daza) sonunda kendisine geleceğini umut ederek uzun yıllar bekler. Bu bekleyiş öyle çok masum bir şekilde geçmez. Kitabın bir yerinde "Belden aşağısı bedenin aşkı, belden yukarısı ruhun." diye bir cümle geçiyor. İşte kahramanımızın aşkı tam da böyle ikiye bölünmüş bir aşk. Ruhuyla beklediği kişi sevdiği kadın ama bedenin arzuladığı yüzlerce kadın. (Burada bazı yaşadığı ilişkiler ahlaksızlık boyutuna varıyordu. Hatta sapıklıktı. Kabul edilemez ilişkiler yaşıyordu karakter.) Yüzlerce kadınla ilişkiler yaşayıp tek bir kadını hayal etmek gerçekten aşk mı yoksa saplantı mı okuyunca karar vermek zor değil. Bir de Fermina Daza ve kocası Dr. Juvenal Urbino'nun aşkı var. Birbirini saygıyla besleyen bir alışkanlık onlarınki aşktan ziyade. Buraya kadar aşk kısmına baktık. Ama beni asıl çeken dönemin korkulu belası kolera idi. 1880li yıllarda yaşanan bu toplumsal sorun, çok güzel bir şekilde gözler önüne seriliyor. İnsan toplumun sıkıntılarını açık seçik görebiliyor. O dönemin toplumsal yaşayışı, sınıflar arası uçurumu, toplumun bağnazlıkları vb. bir çok olayı anlayabilme imkanınız oluyor kitabı okurken. Eğer uzun cümlelerle dolu sayfalar beni çok sıkmaz derseniz bu saplantılı aşk toplumsal bunalımla birlikte nasıl ilerliyor dikkatinizi çekebilir. Ve sizi alıp bambaşka bir kültürün içerisine rahatlıkla sokabilir. Özet olarak romantik bir aşk göremediğim kitap beni aşktan çok toplumsal mesajlarla içine çekti diyebilirim. Not: Filmini de izleyebilirsiniz kitabı okuduktan sonra. İyi okumalar dilerim...
Edebiyat
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2021 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2021 20:01
Kitabın adını ilk gördüğümde kolera olan iki aşığın hikayesini anlattığını sanmıştım. Ancak yanılmışım. Marquez, kolera betimlemesini kullanarak aşkı anlatmış. Karın ağrıları, bulantılar, kusmalar ve daha niceleri. Aşkı fazla kaçırdığımızda vücudumuzda oluşan birtakım yansımalar. Kitapta, Florantino’nun Fermina’yla olan yıllara meydan okuyan sevgisi üzerine şekillenmiş bir aşk hikayesi okuyoruz. Ancak yazarımız bunu kronolojik bir zamanla değil tıpkı bizim bazen belirli nesneleri gördüğümüzde yaşamımızda iz bırakan insanları anımsamamız gibi anlatıyor. Bir anda zaman çizginizden taşıp geçmişe gidiyorsunuz. Kitabın bir noktasında gençlik ve yaşlılığın insanın hayat anlayışı üzerine düşüncelere dalıyorsunuz. Yaş aldıkça değişiyor ve her adımda yeni bir “ben” yaratıyorsunuz. Yalnızlıkla demleniyor, her geçen gün hayatın farkına varıyorsunuz. Ama hayatınızdaki yarım kalmışlıklar boğazınıza oturup kalıyor ve yutkunamıyorsunuz bir türlü. Bekliyorsunuz belki giden bir sevgiliyi ya da dostu. Yaşamaya devam ediyorsunuz ama aklınızın bir köşesinde hep o oluyor. Bir anda anılar tarafından prangalanmış bir halde buluyorsunuz kendinizi. Tam unuttum derken bazen bir anda karşınıza çıkması dengelerinizi bozuyor, alabora oluyorsunuz. Sonra kabulleniyorsunuz o kişinin hayatınızdaki varlığını ve aşk, sevgi algınız değişiyor. Onu bir araç olarak görmeyi bırakıp kabulleniyorsunuz olduğu gibi yaş aldıkça. Tereddütsüz! Çünkü kaybedecek de pek bir şeyiniz olmayacak artık. Zamanın eli değecek kuşkusuz. Önemli olan zamanın büyüsünü anlayabilecek olgunluğa sahip olmak.  Kitapta Fermina şöyle diyor: “Bırak geçsin zaman, bakalım ne getirecek bize”. 
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
9/10
·448 syf.··
2021 164. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2021 23:01
Kitabın genel hatları ile incelemeye başlarsak Gabriel Garcia Marquez bu konuda kesinlikle başarılı bir yazar denilebilir. Kitabı dördüncüye okuduğumu da göz önünde tutarak bu yorumları yapıyorum çünkü “Kolera Günlerinde Aşk” günümüzdeki okuduğum birçok eserin aksine mükemmeliyetçilikten uzak çevrenin, dönemin koşullarını ayrıntılı bir şekilde önümüze sermektedir. Mükemmeliyetçilikten kastım kusursuz bir aşk, bu kusursuz aşkın geçtiği ortamların hepsi sanki bir peri masalındaymışçasına abartılı süslü anlatımlarla gerçeklikten uzaklaştırılmış oluyor. Ancak bu kitapta kolera salgının olduğu ortamın gerçekliği (farelerin limanın kıyılarında ve Pazar yerlerinde cirit atması, insanların kafalarından bitlerini ayıklaması, lağımların açık olmasından dolayı salgının yayılması ve pis bir kokunun şehre hakim olması…) öyle ayrıntılara yer verilerek anlatılıyor ki bir çoğumuzun hiç gitmediği Kolombiya’nın sokaklarını o dönemi gözlerinin önündeymişçesine canlandırma imkanı veriyor. Duyulara ağırlık veren bu betimlemelerin gerçekliği hayatımızın salt gerçeklerini yüzüme vuruyor. Bu sebepten bile kesinlikle okunmalı diyebileceğim bir kitap, o çiğnenip ardından yakılan puronun ve zencinin kokusunu alacağınıza kesinlikle eminim. Ah pardon melezin. Kitabın konusuna gelecek olursak ilk başlarda Fermina Daza’nın ve Florentino Ariza’nın aşkı ile can bulmaktadır. Ardından Fermina Daza’nın Florentino Ariza’dan ayrılıp Doktor Juvenal Urbino ile evlenmesini sonucunda Florentino Ariza’nın bekleyişini konu alan bir kitaptır. Burada karşılaştığım bazı inceleme yazılarında Florentino Ariza’nın aşkının gerçek aşk olmadığı yönünde yorumlar yapılmış. Birden fazla kişi ile birlikte olup aynı kişiye aşığım diyemezsin. Günümüzün koşullarında değerlendirmek bu düşünceyi ne kadar doğru
Edebiyat
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 00:56
Her şeyin tanımı yapılır ama aşka gelince diller susar yürek konuşur... Onu da yüreğiyle hisseden anlar. Bir gül bahçesi hayal edin içlerinden bir tanesi eşsiz güzelliktedir, diğer güller sadece koklamak ve koparılmak içindir, işte kitabımızın baş kahramanı Florentino Ariza’ nın aşkı tam bu tarife göre... Aklı, yüreği, ruhu Fermina Daza’ da bedeni başka yerde, bekareti yüreğinde, sessizce beklemekte... Marquez’in okuduğum ikinci kitabı eleştirdiğim çok yer olmasına rağmen elimden düşüremediğim yer yer duygulandığım güzel bir eserdi. Florentino Ariza’nın Fermina Daza’ ya duyduğu yarım yüzyıllık bir aşkın hikayesi. Ülkedeki kolera salgını insanları yavaş yavaş öldürmekte ve yazar Florentino Ariza’nın aşkını da ölümcül ve bulaşıcı olan koleraya benzetmektedir. Masum başlayan bir aşkın gerçek yüzüyle acımasızca yüzleşen karakterlerin, ruhlarının iç çözümlemeleriyle efsaneleşen bir eser okunmayı bekliyor.
Kolera Günlerinde AşkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Gabriel Garcia MarquezYazar · 36 kitap
Gabriel García Márquez veya tam adıyla Gabriel José de la Conciliación García Márquez (6 Mart 1927 – 17 Nisan 2014), tüm Latin Amerika'da Gabo lakabıyla bilinen Nobel Edebiyat Ödüllü Kolombiyalı yazar, romancı, hikâyeci ve oyun yazarıdır. 20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilen Márquez, 1972 yılında Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülü'nü ve 1982 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Hayatı Montessori eğitim modelini benimsemiş bir anaokulunda eğitim gördü. Sucre'ye geldikten sonra, Gabriel'in resmi eğitimine başlamasına karar verildi ve Río Magdalena'nın ağzındaki bir liman kenti olan Barranquilla'da bir staja gönderildi. Orada, mizahi şiirler yazan ve mizahi çizgi romanlar çeken ürkek bir çocuk olma konusunda bir üne kavuştu. Atletik faaliyetlerde ciddi ve az ilgi duyduğu için sınıf arkadaşları tarafından "El Viejo" olarak anılmıştır. García Márquez, 1940'tan itibaren Colegio jesuita San José'de (bugün Instituto San José'de) lise yıllarını tamamladı ve ilk şiirlerini Juventud'daki okul dergisinde yayınladı. Daha sonra, Hükûmet tarafından verilen bir burs sayesinde Gabriel, Bogotá'ya okumaya gönderildi. Başkentten bir saat uzaklıktaki Liceo Nacional de Zipaquirá'ya taşınarak, orta öğrenimini burada tamamladı. Kendi imkanlarıyla okumaya çalıştığı Hukuk Fakültesindeki eğitimini yazar kariyeri için yarıda bıraktı. Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi. 1958 senesinde Mercedes Barcha ile evlendi ve Rodrigo García ve Gonzalo isimli iki çocuğu oldu. García Márquez, yazar olarak başladı ve beğeni toplamış kurgusal olmayan çalışmalar ve kısa hikâyeler yazdı. En iyi bilinen romanları Yüzyıllık Yalnızlık (1967), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975), Kırmızı Pazartesi (1981) ve Kolera Günlerinde Aşk (1985) olmuştur. En önemlisi sıradan ve gerçekçi durumların aksine sihirli öğeleri ve olayları kullanan Büyülü Gerçekçilik olarak adlandırılmış bir edebiyat tarzı yaygınlaşırken, eserleri önemli eleştirel beğenileri ve geniş bir ticari başarı elde etti. Bazı eserlerinde Macondo (doğduğu şehir olan Aracataca'dan esinlenerek) ismi verilen kurgusal bir köyü anlatır ve çoğunda yalnızlık teması işlendiği gözlemlenir. 17 Nisan 2014 tarihinde Meksika'daki evinde 87 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden sonra, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, onu "bugüne kadar yaşamış en büyük Kolombiyalı" olarak lanse etmiştir. Yazarın kişisel arşivi ölümünün ardından ailesi tarafından Amerika'nın Austin kentinde bulunan Teksas Üniversitesi'ne satıldı. Arşivde, Marquez'in kitaplarından onun el yazısı ile orijinal kopyaları ve Graham Greene, Gunter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlarla yaptığı yazışmalara ait mektuplar da bulunmaktadır. Teksas Üniversitesinden yapılan açıklamada arşiv için 2,2 milyon dolar ödendiği belirtilmiştir. Marquez’in külleri, 2015 yılının Aralık ayında Meksika'dan Karayipler’deki Cartagena kentine getirileceği bildirilmiştir. Nitekim açıklandığı gibi yazarın küllerinin bir kısmı Cartagena'ya taşınmış; kalan kısmı ise Meksiko şehrinde bırakılmıştır. 2015 yılında The Washington Post'un bulduğu arşivlere göre; FBI'ın 24 yıl boyunca (1961'den 1985'e kadar) Marquez'i takip ettiği ortaya çıktı. Takibin sebebinin Marquez'in Kübalı haber ajansı Prensa Latina'nın kuruluşuna yardımcı olması, olduğu söyleniyor. Marquez'in 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü almasına rağmen, 3 yıl daha takip edildiği bildirildi. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Gabriel_García_Márquez