·107 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ekim 2021 18:47 Yüreğimi titreten bir öykü kitabı okudum: ‘Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’
Daha düne kadar öykü okumayı sevmez, daha doğrusu bilmezdim. Hala öykü okumayı bildiğimi düşünmesem de, öykünün tadını keşfetmeye başladığım için çok mutluyum.
‘Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor’ seçkisi iki bölümden oluşuyor: ‘Boş Geçmeyelim’ ve ‘Başdönmesi’
Dosya, ismini ‘Gözleri Dolana Dolana’ öyküsünden almış olsa da seçkide benim yüreğimi yerinden oynatan ‘Boş Geçmeyelim’ öyküsündeki Furkan ve 'Her Yaz' öyküsündeki Kemal. Aslında biz Kemal’le daha önceden tanışız. (Emanet Gölgeler Defteri, Ethem Baran,2013)
Güçlü karakterler, bu memleketin insanları, ben gibi siz gibi. Derdi memleketin dertleri. Sanatsa sanat, edebiyatsa edebiyat, yakın tarihse yakın tarih. Türk ailesinde babanın yeri, travmatik ilk gençlik yılları ve karşı cinsle diyalogda yaşanan travmalar, edebiyatla uğraşan genç yazarların dertleri, çilekeş Anadolu kadını gibi kanayan yaralarımıza tuz basıyor mu desem? Belki de merhem oluyor.
Anadolu'da anaların erkek evlat yetiştirme, daha doğrusu doğru yetiştirememe özrüne bağlı olarak kuşaklardan kuşaklara aktarılan bir yürek yarasıdır ‘baba yarası’. Türk öyküsünde ‘baba’ dendiğinde benim aklıma şu saatten sonra Ethem Baran gelir.
Daha da yazacaklarım var bu seçki hakkında. Hem spoiler vermekten çekinirim hem de konulardan bazıları 16 Kasım’da Sevgili Ethem Baran Hocamızı ağırlayacağımız #ahtaportyazarıyla etkinliğine kalsın isterim :)
Belli ki Ethem Baran ile dostluğumuz uzun yıllar devam edecek, iyi ki...
Alıntısız gitmem:
Kimse üstüme gelmiyor ya, daha ne isterim. Hepinizi seviyorum. Gelmeyin üstüme. Bak böyle ne güzel anlaşıyoruz. Sf.13