Selamlar.
#Dostoyevski 'nin "Tatsız Bir Olay" adlı eserini kısa bir incelemeye aldım. Eserin ana kahramanı İvan İlyiç. Petersburglu üç generalin arasında geçen bir sohbetle başlayan maceramız bir memurun düğünüyle devam eder. İvan İlyiç'in üzerinde durmak istediği "hümanizm" kavramı, onun zihninde tasarladığı gibi bir karşılık bulmaz. Bu her birimizin hayatında mutlaka yaşamış olduğu veya yaşayacağı bir durumdur. İnsanda açığa çıkması gereken şeylerden biri söz ve eylem bütünlüğünün birbirini dengelemesi, tamamlamasıdır. Eğer söz ve eylem bütünlüğü birbirini tamamlayamıyorsa, aksiyona geçemiyorsa bu kişinin kendisinde büyük yıkımlara sebebiyet verebilir. Kendisinde bu yıkımın oluşmasıyla birlikte etrafına da sirayet eder. İşte İvan İlyiç kendisini general arkadaşlarına kanıtlamak isterken büyük bir rezillik yaşar. Amacı hümanizm doğrultusunda aşağı dereceden memurlara iyi davranmaktır. Kitapta "İvan İlyiç de kendinde birtakım kusurlar buluyordu; fazla titiz, aşırı derecede gururlu olduğunun o da farkındaydı. Kendi adına anıtlar dikildiğini bile hayal ettiği olurdu..." verilmektedir. Kendisi tam bir "hayalcidir." Kendisindeki eksiklikleri görmeden, farkında olmadan insanlara bir şeyleri aşılayabilmek zordur. Çünkü varlığın önce kendisindeki eksiklikleri görmesi sonrasında insanlara buna göre yaklaşması gerekir. İvan İlyiç'in düğünde neler yaşadığına değinmeyeceğim çünkü esas olaylar orada başlıyor. Kendimizi onun yerine koyduğumuzda aslında acı verici bir duyguya kapılıyoruz. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.