·632 syf.····Okunma: 12 Mart 2021 07:48 OBLOMOV ;
Tembelliği bir sanat haline getiren, Rus edebiyatinda "lüzumsuz adam" tiplemesinin ölümsüz örneklerinden biri. Sadece tembel olanlar tanımaz bilmez kendisini :))
Uzun zaman önce okulda ilk okuduğumda bu eseri bende nedense bugünkü izlenimi birakmamisti. Ve şimdi tamı tamına 26 yıl sonra tekrar okuduğumda okulda neden dikkatimizi bu esere yonlendirdiklerini çok iyi anlamış bulunmaktayım (26 yıl gecikmeli olsa da ) . Eser yoğun bir şekilde insanı kendini geliştirmeyi teşvik ediyor .
Yazar kitapta iki uç noktaya değiniyor .
Bir yandan tüm hayatını tembel muhakeme ve düşüncelere adayan Oblomov.
Diger yandan kendini sadece çalışmaya adayan Stolz.
Ama nitekim ne Oblomov ne de Stolz hayatta gerçek mutluluğu ve anlamı hiç bir zaman bulamazlar.
İki uç noktanın da insanı ruhsal ölüme sürüklediğini yazar cok güzel ve vurgulayici bir şekilde okuyucuya sunmuş.
1859 yılında yazılan bu eser aracılığı ile o zaman ki Rus aristokrasinin ilgisizliğini, şımarıklığını, tembelliğini görüyoruz. Gorcanov çocukluğundan beri gözlemlediği Rus yaşamındaki çöküşü görerek "Oblomov'lugu" halkın belası olarak gösteriyor.
Güldüren, sinirlendiren , ağlayan, düşündüren, teşvik eden gibi bir çok duyguyu barındıran hazine niteliğinde muhteşem bir eser.
Öyle bir hazine ki Tolstoy bu kitaba bayıldı, Lenin ise onu silah olarak kullanmaya çalıştı.
Kitabi özellikle kendini eve hapseden, istedikleri her şeye sahip olduklarını düşünen aynı sakinlikle ve tamamlilik duygusu ile ellerine cep telefonunu ve ya bilgisayarlarını alarak kendilerini dünyadan izole eden gençlerimiz kesinlikle okumalı.
İncelemeyi Maksim Gorki'nin "Ekmeğimi Kazanırken" isimli eserinden bir alıntı bırakarak sonlandırıyorum:
"Gançarov, aslında Rusya’nın en akıllı yazarıdır. Onun 'Oblomov' romanını okumanızı salık veririm. Onun en gerçekçi, en cesur yapıtıdır. Aslına bakarsanız Rus edebiyatının en harika kitabıdır."