igital uçkur meselesi
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2021 114. kitabı
Uluslararası üne sahip psikolog Philip Zimbardo ve ona araştırmalarında eşlik eden Nikita Coulombe yayınladıkları bu ortak çalışmada bir erkeklik krizinden söz ederlerken; genç erkeklerin daha önce hiç görülmediği kadar başarısız olduklarını, yaşama katılımda eksik kaldıklarını, toplumsal rol ve sorumluluklarından uzaklaştıklarını, günlük yaşam aktivitelerinden, eğitim süreçlerinden ve çalışma yaşamından geri kaldıklarını; bu tablodan kaynaklı kaygıların ise alarm seviyesine vardığını anlatıyorlar. Yazarlar bir anlamda belirtileri aşırı video oyunu oynama ve porno izleme, umutsuzluk, erkek rol modellerin eksikliği ve madde kullanımı olan erkeklerin iflasının nedenini, nasılını açıklıyorlar. Zimbardo ve Coulombe’un bu modern hastalığın ardındaki nedenleri incelediği kitapta dijital teknolojilerin, gençlerin çoğunluğu için daha zahmetsiz ve tatmin edicialternatif gerçeklikler yarattığı, Hardcore pornografiyi ve heyecan verici oyun dünyasını gerçek hayattaki seksten, spordan ve sosyal etkileşimlerden daha kolay ve cazip görenlerin reel olana bakışının çarpıklaştığı, bu durumun, sosyalleşmeleri ve gerçek dünyada hayatın olasılıklarını keşfetmelerini engellediği, bu alternatif dünyalara dalıp gitmelerinin erkek çocukların bilişsel gelişimini, odaklanma kabiliyetini ve sosyal gelişimini altüst ettiği belirtiliyor. Yazarların kitapta yer verdikleri bulgular hiç içaçıcı görünmüyor. Öyle ki, bilgi çağı olarak nitelendirilen bir zamanda genç erkeklerin genelinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma, dikkat dağınıklığı ve bellek yitimine rastlanması düşündürücü. Dahası; bu bilme yanılsaması, Erkek öğrencilerin okul başarılarında düşüşe neden olurken, , gerek okulda gerek hayatın diğer alanlarında başarılı olmak için eskiden gösterdikleri çaba ve motivasyondan kopmaları, Bir iş sahibi olmak, kendi ailesini kurmak, uzun vadeli hedefler belirlemek ve kariyere odaklanmak gibi yaşamsal gaileleri ıskalamaları sonucunu doğuruyor. “ABD tarihinde ilk defa erkeklerin babalarından daha az eğitim almaları okullardaki en başarısız öğrencilerin %70’ini erkeklerin oluşturması, “Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu” tanısı oranlarının, her yıl %5’lik artış kaydederek ilerlemesi, Bu rahatsızlığa, erkeklerde 2-3 misli daha fazla rastlanması, Özel eğitim tedavi programlarına katılan öğrencilerin üçte ikisinin erkekolması zekâ probleminden ziyade, sorunun çaba göstermemeden ve heves duymamadan kaynaklandığını somutluyor. Kitapta, çalışma yaşamına ilişkin de en az akademik süreçler kadar korkunç veriler paylaşılıyor. “2000-2010 yılları arasında, Amerikan gençleri arasında işgücüne katılım oranının yüzde kırk iki oranında azalması ve 20 ile 24 yaşları arası işçi sayısının yüzde 17 düşmesi, ABD’deki 25-34 yaş arası erkek işsizliğinin, 1970’tekinin iki katından daha fazla gerçekleşmesi,yazarlara “Protestan iş ahlakı genç erkeklerin zihinlerinden ne zaman uçup gitti?” sorusunu sorduruyor. Ne yazık ki, erkekler bu felaket tablosuna rağmen, hazırcı iklimlerinden vazgeçip değişim için harekete geçmedikleri gibi, salt erkek oluşları dolayısıyla erkekliği bir ayrıcalık, her şeyi de bir hak olarak görüyorlar.Bir çoğu, anne, baba, eş ya da hayat arkadaşını uzun vadeli bir sığınak olarak algılıyor, hiçbir konuda destek olmuyor, kafasında bağımlılığı normalleştiriyor, umarsızlığı bir zırh olarak kullanıyor, dağınıklığı tercih ediyor, medyatik kişilere öykünüyor ve sonsuz bir uzayda hayal aleminde gibi yaşıyor.dolayısıyla tutundukları erkekliklerinin altını dolduramayan, artan pornografi, oyun ve madde bağımlılığı, obezite oranları da hesaba katıldığında tam bir “hayalet” misali yaŞamlarını sürdürüyor. Bu saptamaların yalnızca A.B.D.yle sınırlı olmadığı ve tüm dünyayı kuşattığı da muhakkak. Bitik Erkekler hükümetten medyaya, okullardan ebeveynlere ve kadınlardan erkeklere uzanan geniş bir alanda çözümlerin nerelerde bulunabileceğini açıklıyor. Görmezden gelinen ve yaklaşmakta olan bir tehlikeye karşı tüm insanlığı uyarıyor. Çünkü yakın zamanlarda düzeltici adımlar atılmazsa erkekler, aileleri, toplumları ve hatta uluslarının kaderi için sonuç felaket olabilir Genç erkekler daha önce hiç olmadıkları kadar başarısız oluyorlar. Peki neden böyle? Ve ne yapılması gerekiyor? Kitap boylu boyunca işte bu temel yargı ve soruya odaklanıyor. Yazar; Amerikan gençliği üzerinden yaptığı gözlemleri, olanca açıklığıyla, yalınlığıyla ve çıplaklığıyla paylaşarak; yakıcı bir sorunu görünür kılmaya özel önem göstermiş denilebilir. Ancak; Yazarın bulgularını “bitik” gibi uç bir sözcükle kavramlaştırmasının da korku verici olduğunu söylemek abartı olmaz. Yazarın, muhtemelen bilinçli olarak tercih ettiğianlatım yolu her ne kadar çözüm yolları sunsa da bir son, bir çözümsüzlük ya da kanıksamaya davetiye çıkarma riski de içermektedir. Bu çabayı dürüstlük ve cesaret gibi de izaha kalkışmak hatta takdir etmek de mümkün. Ancak; aktarılan vahim tablo ne kadar tehlikeliyse kullanılan dil de o kadar sarsıcı duruyor. Ayrıca konunun yansıtılış biçiminin de bilim etiği bakımından etraflıca tartışmaya muhtaç bir halde olduğu sonucuna ulaşmak haksız bir öngörü sayılmaz. Zira bilim, genellemelere imkan verse de mutlaklaştırmalara imkan tanımaz. Kitapta; nedenselliklerine değinilmeden, çözüm yolları da gösterilmek suretiyle, bağımlılıkların belirginleştirdiği bir tükenişten söz edilmektedir. Oysa, gerçekte bahsi geçen tutunumlar buz dağının görünen yüzü olup anlatılan vahim tabloyu doğuran asıl faktörleri perdeleyen bir sonuçlar bütünü olarak değerlendirilebilir. Zira gençlerin edindikleri sözkonusu alışkanlıklar, hiç yoktan edinilmiş davranış kalıpları değil, kuvvetle muhtemel, yaşadıkları ağır koşullardan kaçış, rahatlama, moral kazanma, var olma ve tutunma gibi ihtiyaçlarının doğurduğu arayışın sonuçlarıdır. Kitabın irdelenmesi gereken bir başka boyutu da sorunun salt erkeklere odaklı tartışılmasıdır. Oysa kadınlar da benzer toplumsal koşullardayaşamakta veanlatılan süreçlerden benzer oranlarda etkilenme ihtimaliyle karşıkarşıyadır. Sonuç olarak, kitap Amerikan gençliği üzerinden yapılan değerlendirmeleri konu etse demeselenin dijital iletişim ağları üzerinden tüm dünya gençliğini kuşatan bir çapta tartışılmasının gerekliliği ortadadır. İvedilikle bu küresel travmayı önleyecek çözümler doğrultusunda gerekli adımların atılması dileğiyle…
Bitik ErkeklerPhilip Zimbardo · Pegasus Yayınları · 2017233 okunma
·
692 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.