·60 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ekim 2021 23:47 Stefan Zweig kitaplarını okumayı seviyorum. Yormadan ,sözü fazla dolandırmadan vermek istediği mesajları verebilen ,okuması zevkli ,akıcı bir dile sahip kitaplar.Amok koşucusu da öyle.Kısaca konusundan bahsedersek memleketine dönmek için gemi seyahatine başlayan birinin gemideki kalabalıktan,kamarasındaki boğucu havadan sıkılmasıyla gece güverteye çıkmasıyla birlikte karanlıkta o gemide daha önce hiç görmediği birine rastlaması.Sonrasında bu insanla bir sohbete başlayarak onun hayat hikayesini dinlemeyen başlıyoruz.Aslında doktor olan o kişinin hayatında yaptığı bir amok koşusu ve bu koşudan dolayı duyduğu derin pişmanlık ve üzüntülerini dinliyoruz.Amok koşusundan da biraz bahsedip daha fazla detaya inmeyeceğim.Amok kelimesi aslında Güneydoğu Asya bölgesindeki kültürde “cinnet” tanımındadır. Kitapta
ise bu sağa sola bakmaksızın sadece ileriyi hedef alarak,başka insani hiç bir duyguyu barındırmadan, umursamadan yani insanın kendini bilmeden koşması olarak belirtilmiştir.Okumanızı öneririm.