·202 syf.····Okunma: 02 Kasım 2021 19:36 Korkuyu Beklerken benim baş ucu kitaplarımdan biridir. Ne zaman canım sıkılsa açar, özellikle de Korkuyu Beklerken hikâyesini okurum. Neden özellikle bu hikâye, net bir cevabım yok. Fakat üniversitede aldığım bir derste özellikle uzunca bir süre bu hikâyeyi tahlil etmiş oluşumuz bu sevginin başlangıç noktası olmuştu diyebilirim.
Oğuz Atay'ın edebiyatımıza getirdiği yenilik, belki bu hikâyeleri yazdığı dönemde pek fark edilmedi. İnsanlar onu ve edebiyat anlayışını pek anlamadı. Oğuz Atay'ın dediği gibi “Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.” Zarar yok, zaten onu daha kimler anlamadı.
Özellikle 90'lı yıllardan itibaren edebiyata getirdiği yenilik, yaptığı modernist devrim anlaşılmaya başlandı. Eserleri üzerine birçok araştırma yapıldı, kitaplar yazıldı, sempozyumlar düzenlendi. Bazen diyorum ki keşke yaşasaydın Oğuz Atay; yaşasaydın da şu sevgiyi kendi gözlerinle görebilseydin. Yaşarken kitaplarının 2. baskını dahi görememiş olan Oğuz Atay şimdilerde dillerden düşmüyor.
Hikâyelerinin hemen hepsinde hayata ''tutunamamış'', sorunlu tipler bizi karşılıyor. Bir tanesi konuşmuyor, beyaz kadın mantosuyla ölüme yürüyor, bir başkası evinde korkuyu bekliyor, bir diğeri muhterem efendisine içini döküyor. Hepsinde ortak nokta bunalım, yalnızlık, yabancılaşma, toplumdan kaçış, insanlardan nefret ediş diyebiliriz. Oğuz Atay hikâyelerinde hayatın sillesini yemiş insanların iç dünyasını anlatıyor. Aslında biraz da kendisini anlatıyor desek yanılmış olmayız.
Hikâyelerinde en dikkat çeken nokta ironi. Karakterler hem çevrelerine hem de kendilerine karşı oldukça acımasız. Diğer insanları küçük gördükleri gibi kendileriyle de her fırsatta dalga geçiyorlar. Kendilerini değerli görmüyorlar.
''Ben ucuz bir romandım. Hayır, kötü bir edebiyatın bile bir gerçekliği vardı: Can sıkıcı taklitçilikleri bile benden gerçekti. Ben yoktum; hatta ben yokum, olmadım diyemeyecek bir yerdeydim; kelimeler bile yan yana gelerek beni tanımlamak istemezlerdi.'' diyor Korkuyu Beklerken'in isimsiz kahramanı.
Oğuz Atay okumaya başlamak için en uygun kitap Korkuyu Beklerken. Özellikle yazarın anlayışını ve üslubunu anlamak adına okumaya hikâyeleriyle başlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Özellikle kullandığı tekniklere dikkat ederek okumak gerekiyor. Modernizm ve postmodernizm akımlarına bir göz atmak; bilinç akışı, iç monolog, iç çözümleme gibi teknikleri bilmek hikâyelerden alacağınız zevki katlayacaktır.
Onu gerçekten anlayarak okuyan, sosyal medya malzemesi olarak görmeyen tüm okurlara sevgiler.