·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Ekim 2021 20:44 #itiraflarım okurunu derin düşüncelere sürükleyen, #Tolstoy ‘un son derece samimi bir üslupla kaleme aldığı; insanlığın yaratılış amacını, varoluşsal şüphelerini, kendi yaşayış tarzını sorguladığı deneme türü bir kitabı. Okuyan birçok kişinin şimdiye kadar aklından geçirmiş olabileceği fikir ve düşünceleri Tolstoy kendine hayran bırakacak söz ustalığıyla satırlara dökmüş. Bu fikirlerini cesur ve samimi bir şekilde ortaya koyarak -Katolik kimliğine rağmen- dinler üzerine yaptığı araştırmalara değiniyor ve dinlere meydan okuyarak bilgeliğini ortaya koyuyor. Tutucu bir din olan Katolik kilisesi, yazarın dinlere getirdiği eleştirilerden dolayı kitabın yayımlanmasını uygun bulmuyor ve satışına yasak getiriyor. Tolstoy, yazarlık döneminin başlarında kendini beğenmiş, zalim bir kişiliğe sahip olduğundan samimiyetle bahsediyor. Küçük yaşta felsefe okumaya başlamasının, inançlar üzerine sorgulamalar yapmaya başlamasına sebep olduğuna değiniyor. Bir yaratıcıya olan inancından vazgeçmiyor ve ona yakın olmanın yolunun bütün yanlışlıklarına rağmen -bütün dinlerin aynı şekilde olduğuna inandığı için-hali hazırda içinde bulunduğu din ile mümkün olduğunu anlatıyor. Voltaire’in fikirlerinden de feyz alarak sorgulamadan sadece çalışmak gerektiği inancını benimsiyor. Ben severek okudum, kurgu dışı okumak isteyenlerin ve Tolstoy’u daha iyi anlamak isteyen hayranlarının da seveceğini düşünüyorum.
”Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum; ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.”
”Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun.”
“Artık gece ve gündüzün boyuna yer değiştirip bana ölümü getirişleri karşısında gözlerimi kapayamıyorum. Tek gördüğüm bu, çünkü tek gerçek bu. Geri kalan ne varsa yalan.”
“Ne var ki mutluluğum uzun sürmedi.
Zihnim mesaisine devam ediyordu.”
“Hayatın anlamını anlayamazsın, düşünme. Sadece yaşamaya bak!”