İtiraflarım

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Elanur Bahar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İtiraflarım-Lev N. Tolstoy
9/10
·96 syf.·
2022 17. kitabı
İçinde yaşadığımız hayatın yapmacık ve sahte olduğu, gerçekten uzak olduğu sorunsalı ile karşı karşıyayız. Yazar, bu durumun yaşanmasında zenginlik ve rahatlığın getirmiş olduğu rehavetin, bizlerin gerçek hayatı görmesine engel olduğunu söylemekte. O halde biz niçin varız? Hayat yaşamaya değer mi? Hakikat dediğimiz şey ne? Tüm bu soruların cevabı ise Tolstoy'un ta gençlik yıllarından itibaren başlayıp olgunluk evresine erişinceye kadarki süreçte, yaşadığı kendi iç hesaplaşması sonucu vardığı nihai çıkarımlarla bizlere sunuluyor.
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
7/10
·96 syf.··
2010 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2010 22:47
Esasında yaratıcıyı arama gayesinde olan yazarın kitabı aynı zamanda otobiyografik bir eserdir. Dini inançları sorgulaması nedeniyle 1984'te yasaklanmış. Tolstoy'un varoluşunun sebebini sorguladığı bu itiraflarında inanç sistemlerine eleştirisini samimi ve etkileyici bir dille yapmış. Yazması cesaret gerektiren bu eseri Tolstoy severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2019 11:13
Tolstoy sürekli hayatın amacını aramış. Bu soruya o kadar kilitlenmiş ki, kalan yaşamını da bu soruyu irdelemeye adamış. Hem soruyu incelemiş hem cevabı aramış. Depresyonun karanlığını ölesiye yaşamış. Bilimde, inanışlarda her yerde aramış. İnce bir kitap olmasına karşın oldukça derin. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 08:49
Herkesin kesinlikle okuması gerektiğine inandığım bir kitap . Lev Tolstoy klasiği . Tolstoy ile beraber hayatı sorgulama serüvenine herkes katılmalı.
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
Tekrar Tekrar Okunası Kitaplar
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2012 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2012 03:03
Kitabı yıllar önce lisede iken okumuştum ama hala bana hissettirdiklerini ve kitabı bitirdiğimdeki boşluğu hatırlarım. Şimdi tekrar okumam gerekiyor belki de. Bir de "İnsan Ne ile Yaşar" kitabı var tabii tekrar okunmalı. Çünkü bazı kitaplar defalarca okunur ve her seferinde farklı hissettirir. Çünkü biz değişen bir varlığız ama kitaplar yazıldığı anda kalıyor. Biz yaş aldıkça her kitaba bakışımız değişiyor. Cemil Meriç "Bu Ülke", "Küçük Prens", "Şeker Portakalı"... ve daha nice kitap var ki bazı yaşlarda tekrar okunmalı.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2021 20:44
#itiraflarım okurunu derin düşüncelere sürükleyen, #Tolstoy ‘un son derece samimi bir üslupla kaleme aldığı; insanlığın yaratılış amacını, varoluşsal şüphelerini, kendi yaşayış tarzını sorguladığı deneme türü bir kitabı. Okuyan birçok kişinin şimdiye kadar aklından geçirmiş olabileceği fikir ve düşünceleri Tolstoy kendine hayran bırakacak söz ustalığıyla satırlara dökmüş. Bu fikirlerini cesur ve samimi bir şekilde ortaya koyarak -Katolik kimliğine rağmen- dinler üzerine yaptığı araştırmalara değiniyor ve dinlere meydan okuyarak bilgeliğini ortaya koyuyor. Tutucu bir din olan Katolik kilisesi, yazarın dinlere getirdiği eleştirilerden dolayı kitabın yayımlanmasını uygun bulmuyor ve satışına yasak getiriyor. Tolstoy, yazarlık döneminin başlarında kendini beğenmiş, zalim bir kişiliğe sahip olduğundan samimiyetle bahsediyor. Küçük yaşta felsefe okumaya başlamasının, inançlar üzerine sorgulamalar yapmaya başlamasına sebep olduğuna değiniyor. Bir yaratıcıya olan inancından vazgeçmiyor ve ona yakın olmanın yolunun bütün yanlışlıklarına rağmen -bütün dinlerin aynı şekilde olduğuna inandığı için-hali hazırda içinde bulunduğu din ile mümkün olduğunu anlatıyor. Voltaire’in fikirlerinden de feyz alarak sorgulamadan sadece çalışmak gerektiği inancını benimsiyor. Ben severek okudum, kurgu dışı okumak isteyenlerin ve Tolstoy’u daha iyi anlamak isteyen hayranlarının da seveceğini düşünüyorum. ”Ne istediğimi kendim de bilmiyordum; hayattan korkuyordum, hayattan kaçıp uzaklaşmak istiyordum; ama gene de hayattan bir şeyler bekliyordum.” ”Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun.” “Artık gece ve gündüzün boyuna yer değiştirip bana ölümü getirişleri karşısında gözlerimi kapayamıyorum. Tek gördüğüm bu, çünkü tek gerçek bu. Geri kalan ne varsa yalan.”
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 17:04
"Bir kitap başımıza inen bir darbe gibi bizi sarsmıyorsa neden zahmet edip okuyalım ki?" Franz Kafka. Bu kitap, o kitaplardan işte. Tolstoy' un sorgulamaları, arayışları sizin sorgulama ve arayışlarınız oluveriyor. "NİÇİN YAŞIYORUZ? AMACIMIZ NE?" Teşekkürler Tolstoy.
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 22:22
Kitabı okurken şundan emin oldum ki Tolstoy' un aradığı şey İslamın ta kendisi çünkü bakınca cevabını aradığı soruların cevabı da kendince bulmuş olduğu cevaplardaki eksikliklerin çözümü de İslamda, keşke bulabilseymiş...
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 358. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 00:33
Nasıl bir ruh haliyle yazıldığını az çok tahmin ediyorum. Sanırım yazar, büyük bir bunalım dönemindeydi. Yani ‘Mutlu Kişi Henüz Doğmamış Olandır’ diyecek kadar mutsuz ve yaşadığına adeta pişmanken kaleme aldığı bir kitap olmuş, kanımca. Hayat anlamsız, canı sıkkın, keyfi yok, huzursuz ve benzerlik taşıyan tüm olumsuz hisleri toplamış kendinde aslında. Ama olumlu sonuç çıkarmayı başardık zor da olsa. Yazar aslında iyi ve kötü, yaptıklarına pişman olmamış. Hatalarından da ders almış. Hani yapmasa içinde kalacaktı ki o çok daha kötü bir durum bence. Yani bilirsiniz aklınızdakini şimdi yapmazsanız 40lı yaşlara geldiğinizde pişman olabilirsiniz, yaparsanız başarısız bile olsanız en azından yaptım, ne olduğunu gördüm diyebilirsiniz. Birini sevmek, ona tutunmak bile dahildir buna yani. İnsan kendine ne olursa olsun bir hedef koyuyorsa ve aklında bir plan varsa bunu gerçekleştirmek için yaşamalı. Zaten hedef olmayınca samandan farkın kalmıyor, ne yaşadığını anlıyor ne de yaşamdan zevk alıyorsun. O yüzden ben bu kitabı kendime hitap eder bulamadım. Çünkü mutsuzluk bana pek fayda vermiyor. Hepimize lazım olan huzur, bolca huzur arkadaşlar. O yüzden çok bizlere hitap etmesini de tavsiye etmeyeceğim bir eser. Bakın kötü demiyorum sonra yanlış anlaşılmasın. İyi okumalar dilerim..
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 5. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 00:45
Elimden gelse kitabın neredeyse tüm sayfalarını, alıntı olarak paylaşacaktım. İnsan yaşamının felsefesi üzerine yazılmış olan, yazarın düşüncelerini bize aktardığı bu kitapta, kendi düşüncelerimin yazar ile neredeyse aynı kanıda olduğunu fark ettim. Bu hayatta neden yaşadığımızı, bu hayatın amacının ne olduğunu, neden dünyaya geldiğimizi, varlığımızı,ister istemez yaşamımızın bir bölümünde illaki sorgulamışızdır. Ya da hala sorguluyoruzdur kim bilir. İnsan,aklı ermeye başladıktan sonra bu soruları da sormaya başlıyor. Bazı insanlar da tıpkı yazarın da söylediği gibi hiç sorgulamadan hayatlarını yaşamaya devam ediyorlar. Amaçsız. Aslında yazarın temel aldığı konu “hayatta ki amacımız ve varlığımız.” Bu dünyaya hangi amaç ile gönderildik. Benim kendi düşüncem bu dünyaya en azından insanlık adına dahi olsa bir yarar,fayda sağlamak amacıyla geldiğimizdir. Yarın,ya da bundan bir kaç yıl,gün,ay sonra öleceğiz. Belki unutulacağız,belki tıpkı iz bırakan insanlar gibi hatırlanacağız,fakat gelecek nesillere bir şeyler bırakmak adına bu amaç ve çabayı sarf ettiğimizi düşünüyorum.Çünkü insanlık var olduğu sürece sürekli ilerlemesi gerekir. Üremeye devam ettiğimiz sürece de ister istemez gelecek nesillere bir şeyler bırakmayı kendimize borç biliyoruz. Ama cahil bir toplumun kölesi haline dönüşmüş olmaktan öncelikle kendimizi,çevremizi kurtarmamız gerekiyor. İnanç insanlığın en temel kavramıdır,”inançsız insan yaşayamaz”diyor yazar. Bence de yaşayamaz,illa ki bir şeylere inanıyoruz ki,ölebilme imkanımız var iken,bunu yapabilecek güce sahip iken yapmıyoruz. Bence insan öncelikle neye inandığını keşfetmeli,bir tanrıya mı?Bir insana mı? Peygamberlere mi? Ya da bu doğanın güzelliğine ve tabiata mı? İnsan bir şeye inanmıyor olsa neden yaşamak istesin ki? Ben herkesin inanç şeklinin başka
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200329,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.