Kitap yazarın Mardin'den çocukluk arkadaşı Hüseyin'in Amerika'da öldürülmesini ve bunun üzerine gazetecilik yapan yazarın ölen arkadaşının hayatını araştırmasında öğrendiği Huseyin'in ,ugruna nisanlisini biraktigi multeci Ezidi kızı Meleknaz ile tanismasiyla Türkiye'de ve dünyada sayıları epeyce azalmış Ezidi toplumunu yasayislari inanc ve kulturleri ile acılarla dolu hayat hikayesini ve çektiği acıları anlatıyor.Kitap satır aralarında Ortadogu'yu ve ISİD zulmünü öyle güzel tasvir ediyor ki başka türlü anlatılamazdı diyeceksiniz.Kitap, olaylar ve anlatım itibariyle bana Gabriel Garcia Marquez 'in Kırmızı Pazartesi kitabını anımsattı.Sayfa sayısı da az olduğu için kısa sürede okunuyor.Kitabin anlattiklari itibariyle günümüze bakan çok yönü var, okunabilir tavsiye ederim...