Gönderi

8/10
·116 syf.··
2021 5. kitabı
   Postmodernizm isimli bu kitap, farklı bakış açılarına sahip filozofların -modernist Habermas, postmodernist Lyotard ve Marksist Jameson'ın- mimariden edebiyata, resimden felsefeye ve de topluma ve siyasete dek uzanan postmodernizmi pek çok yönüyle irdeledikleri metinlerinin derlemesi. Kitapta bu üç filozofun birer metninin yanı sıra Necmi Zekâ'nın yazmış olduğu bir önsöz de bulunuyor. Bu kitabın postmodernizmin ne olduğunu öğrenmek isteyenlerden çok bu konuda temel düzeyde bilgisi olan ve tartışmacı, eleştirel incelemeler okumak isteyenler için uygun olduğunu düşünüyorum. Bir de sanat tarihi konusunda bir altyapınız yoksa, kavramların yabancılığının da etkisiyle, sizi zorlayabilecek bir kitap. Yani en azından beni zorladığını söyleyebilirim. Onun haricinde felsefi bir metin okumanın zorluğunu ve keyfini taşıyan bir kitap, çevirisi de fena değil, ilgilenenlere tavsiye ederim.    Kitapta Habermas'ın postmodern aşırılığı ve irrasyonalizmi eleştirdiği, postmodernizmin varacağı nihai sonucun muhafazakarlık olduğunu ifade ederek bu sebeple onu küçümsediği bir konuşmasının metni yer alıyor. Bu metinde Habermas; modernizmi tecrübe ettiğimiz kusurlarından -mesela totaliter karakterinden-  arındırarak yaşatmayı ve rasyonalizmi "iletişim ideolojisi" ile yeniden hayatımıza yerleştirmeyi savunuyor.    Lyotard'ın metni ise bir mektubundan alınmış ve Habermas'ın mevzubahis eleştirilerine cevap olarak yazılmış. Lyotard; postmodernizm savunusunu bilindik argümanları temelinde yürütüyor: Dil oyunları ve söylemler çokluğunu savunarak anlatı türleri arasındaki hiyerarşiyi ve bilimsel bilginin mutlak üstünlüğü biçimindeki modernist dogmayı eleştiriyor. Postmodern sanat eserinin beğeni konsensusunu reddeden, gösterilemezi (yüceyi) daha iyi hissettiren, sezdiren özelliklerini çeşitli sanat eserleri üzerinden karşılaştırmalarla ortaya koyuyor. Son olarak yazısını alaycı ve oldukça sert bir eleştiri ile noktalıyor.    Kitaptaki en uzun metin Jameson'a ait olan "Postmodernizm ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı" başlıklı inceleme. En detaylı eleştiri onunki. Resimden tutun da mimari, şiir, sinema, müzik, romana kadar pek çok alandan örnekler üzerinden postmodernin sığlığını ve onun geç kapitalizmle ilişkisini sergiliyor. İçinde bulunduğumuz dönemi post-endüstriyel diye değil çok uluslu kapitalizm ya da tüketim kapitalizmi diye adlandırmanın daha doğru olduğunu ve bunun da kapitalizmin en saf biçimi olduğunu iddia ediyor. Postmodernizmi de "Amerikan hakimiyeti akımının içsel ve üstyapısal ifadesi" olarak tanımlıyor. Jameson postmodernizmin; estetik popülizm, meta fetişizmi, sinik eklektisizm, şizofrenik bağlantısızlık gibi özelliklerini postmodern eserleri ileri modernist eserlerle karşılaştırarak yeriyor. Mesela Van Gogh'un "Ayakkabılı Natürmort" tablosu ile Andy Warhol'un "Elmas Tozu Pabuçlar" tablosu karşılaştırılıyor bir bölümde. Bir başka bölümdeyse eleştiri, Edvard Munch'un "Çığlık" tablosu üzerinden sürdürülüyor. Jameson'ın ifade ettiği başlıca görüşler; postmodern dönemde öznenin parçalanması ve buna bağlı olarak ifade estetiğinin, üslupçu ve öznelci sanatın yitimi, metinlerarasılık ve yüzeysellik, içi boşaltılmış parodi olarak pastiş, modernizmin trajik ve destansı temalarının yerini hissizleşme ve bunun tezahürü olan histerik ve sanrısal aşırı neşenin alması, modern sanatta öne çıkarılan zamanın geri plana itilmesi ve mekansallığın öne çıkması olarak sıralanabilir. Son bölümde kapitalizmin -Marx'ın da ifade ettiği- ikili yapısına dikkat çeken Jameson, yazısı boyunca Marx'ın niçin haklı olduğunu kanıtlama çabası içerisinde de denebilir.
Felsefe-Düşünce
PostmodernizmFredric Jameson · Kıyı Yayınevi · 199459 okunma
·
237 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.