Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 11 Kasım 2021 00:19 Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu düşünce sisteminin bir bölümünü derin düşüncelerle yansıttığı akıcı bir roman. Her insanın hayatının bir döneminde elbette yaşadığı varoluş sancısını ilginç ve etkileyici bir karakter üzerinden anlatan Sartre, dünya, insanlık, çeşitli akımlar ve davranışlara yönelik eleştirel bakış açıları sunuyor. Felsefe ile ilgilenmeyen ve felsefi düşünceler hakkında bilgi sahibi olmayan kişilerin dahi, yaşadığı ve anlamlandıramadığı bir takım hislerin aslında varoluş sancısı olduğunu keşfedeceği satırlar bir günlük biçiminde yazılmış.
Ana karakter Roquentin'in Anny karakteri ile birlikte yaşadığı aşkın karşılıklı varoluşsal tartışması, okurken, kitabın en keyif aldığım ve sözünü ettiğim kısmın sonucu itibariyle beni en çok duygulandıran bölümüydü. Her daim var olmaya çalışan ve varoluşun o ağır sancısını ve baskısını her an üzerinde hisseden biri olarak bu duruma sürekli bir çözüm yolu arayan ben, bu kitabı oldukça beğendim. Siz de benim gibi felsefi konulara uzun uzadıya kafa patlatan biriyseniz, eminim ki bu romanı siz de beğeneceksiniz.
Tavsiye ederim!