9/10
·480 syf.··
2021 160. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2021 11:02
Siegfried Lenz, ülkemizde hak ettiği ilgiyi görmese de, adı Günter Grass ve Heinrich Böll ile beraber anılan, savaş sonrası Alman edebiyatının en önemli yazarlarından biri. Almanca Dersi, ıslahevinde kalan bir genci ve bu gencin 2. Dünya Savaşı’nın son zamanlarında Almanya’nın kuzeyinde yer alan kasabasında yaşadıklarını konu alıyor. Konu klişe gibi görünse de eser bu konuda yazılmış en ilginç ve özel eserlerden biri bence çünkü her şeyden önce yazar, döneme çok farklı bir noktadan yaklaşıyor. Büyük trajediler, cephe ya da savaş anlatısı değil kitap. Bunlar yerine, günlük hayattaki, daha ufak görünen ama aslında her biri eklenerek hangi noktalara geldiğini gördüğümüz faşist bir zihniyet ve algıyı oluşturan alışkanlık ve davranışları irdeliyor. Bu açıdan Hanneke’nin Beyaz Bant filmi ile Ingeborg’un Malina’sını anımsattı bana. Çocuklara verilen cezalardan, onlara kıyafet düzeni ile ilgili yapılan dayatmalara, aslında son derece masum ve gündelik görünen yaşam kurallarında faşizmin izini sürüyor Lenz kitapta. Görev tanımını sorguluyor; bireylerin mutlak otoriteyle olan ilişkisi, otoriteye verdikleri ya da vermedikleri tepkiler, otorite ve insani/vicdani değerlerin çatışmasını ve itaati masaya yatırıyor. Böyle bir ortamda sanat ve sanatçının rolüyle ilgili söyledikleri de muhteşem. Lenz tüm bunları çok hoşuma giden incelikli bir sembolizmle, okurun gözüne sokmadan araya serpiştirdiği detaylarla yapmış. Yazarın şiirsel dili ve romana kattığı psikolojik derinlik de ayrıca hayranlık uyandırıcı. Almanca Dersi bir başyapıt. Ben de çok severek okudum. Umarım yakın zamanda tekrar basılır. Okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
Almanca DersiSiegfried Lenz · Everest Yayınları · 2012191 okunma
··
2.374 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.