·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Kasım 2021 16:02 Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlerin ilk defa bir kitabını okumuş bulunmaktayım. Bilim-kurgu kategorisinde olsa da, tam anlamıyla buram buram (Asimov gibi isimlere göre) bir bilim-kurgu değil elbette. Daha çok romanımsı olmuş. Ki kitabın sonunda Boris Strugatski' nın son sözü de düşüncelerimi doğrulamış oldu bu konuda... Normalde "Göğün Yedinci Katı" ismi düşünülmüş kitabın adı; ancak o dönemin Rusya' sında yaşanan gelişmeler bambaşka düşüncelere sebep olmuş, haliyle de başka bir kitap ve kitap ismi çıkmış ortaya. Ayrıca şunu da ekleyeyim: kitap, isminde görüldüğü gibi bir tanrı barındırmıyor. Önce onu belirteyim. Burada ismi geçen tanrı bir insan; cehalet dolu Arkanar Krallığı' na gözlemci olarak gönderilmiş, Don Rumata isimli bir insan. Gönderildiği gezegende ayrıcalıklı olarak yaşarken; bu son derece baskıcı, yeniliklere ve ilerlemeye karşı olunan, okuyanların öldürüldüğü, bu kişilere tahammül edilemeyen bir gezegende sıkışıp kalmış parlak zihinleri bulup yardım etmeye çalışır. Adeta bir tanrıdır Don Rumata bu gezegende. Ve pek çok şeyle karşı karşıya kalacaktır.
Okuyanlar, sorgulayanlar ve düşünenlerin, parlak zihinlerin boğulduğu, baskı altında yaşanılan bu gezegen bana bir yönden özellikle Ray Bradbury nin, "Fahrenheit 451" kitabını anımsattı; hatırlarsanız tespit edilen kitaplar ekip gönderilip yakılıyordu. Kitaplar istenmiyordu. "Fahrenheit 451" de kitaplar öldürülürken, bu kitapta bilgili ve aydın insanlar öldürülüyor. Bayağı paralel aslında... Konusu çok güzel aslında kitabın; ancak işlenmesi konusunda pek başarılı olunduğunu düşünmüyorum. Çünkü bazı kısımlarda beni cidden boğdu kitap. Harika paragrafların olduğu ve çok güzel düşüncelerin yer aldığı bir kitap, çok keyifli yerlerdi buralar benim için. Ancak kitabın tümüne baktığımda harika diyemeyeceğim. Konu daha dolu ve ilgi uyandırıcı bir şekilde işlenebilirmiş. Tüm bunlara rağmen emek verilmiş ve teşekkürü hak ediyor, içinde mesajlar ve dikkate değer anlamlar barındırıyor: Geleceğimiz için!
Son olarak: kitap gerçekten yaratıcı ve güzel bir konuya ev sahipliği yapıyor. Sadece anlatımı ve işlenişi bir "1984", bir "Fahrenheit 451" kadar zengin ve akıcı değil. Onun dışında bu kitabı okurken ben gerçekten iki kitabı anımsadım: "1984" ve "Fahrenheit 451". Ortak paydaları bir uyarı çığlığı aslında ve cehalete karşı bir savaş niteliğinde. Üç kitap arasında gittim gittim geldim ben şahsen. Bu yönden başka bir yolculuk oldu, başka hissettirdi diyebilirim...
Sağlıkla ve mutlulukla kalın, keyifli okumalar diliyorum...