Puan vermedi·296 syf.··Beğendi
· Jay Parini, 1971 yılında İskoçya'daki St. Andrews Üniversitesi'nde edebiyat yüksek lisans öğrencisidir.
İyi bir yazar olmak hayallerini süslerken şiirler yazıyor ve tuttuğu günlüklere kendi iç yolculuğunu kaleme alıyordur.
Bir gün en yakın arkadaşı ve akıl hocası Alastair Reid kendisine "Latin Amerikalı bir yazar" için asistanlık (rehberlik ve sunuculuk dahil) yapıp yapamayacağını sorar.
Jay’in kabul ettiği bu teklifin ardındaki kişinin; yaşlı, gözleri görmeyen, eksantrik kişiliği ve donanımı ile onu büyüleyecek olan Jorge Luis Borges olduğu ortaya çıkar.
Karmanın büyüsüne inanmayan bizden değildir ?
️Düşünsenize …
Edebiyat yüksek lisans öğrencisisiniz.
Hedefiniz iyi bir yazar olmak…
Daimi suretle karaladığınız bir şeyler var. Şiir en büyük tutkunuz, bıkmadan tuttuğunuz günlükleriniz var.
Ve kader sizi Borges ile bir hafta yan yana getiriyor.
Üstelik onun görmeyen gözleri oluyorsunuz artık …
İşin aslı : O, sizin görmeyen gözleriniz oluyor.
Sadece “bakarak” geçtiğiniz dünya evinin tüm renklerini, dokusunu, bugününü, yarınını sadece büyük bir edebiyat üstadı gözüyle değil aynı zamanda bir metafizik ustası olarak “görme”nizi sağlıyor.
Muhteşem betimlenmiş İskoç manzarasında, Parini’nin mesleği ve kişisel kaderiyle hesaplaşmalarıyla, hafızasında kalan anılar ve tuttuğu günlüklerin ışığında, eğlenceli bir dille anlatılan biraz gerçek biraz hayal renkli bir anı- roman…
“Borgesvari” bu güzel metnin çevirmeni, literatüre pek çok müthiş eseri kazandıran #ilknurözdemir .