Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 18 Kasım 2021 10:05 KÖPEK SAHİBİNE SADIKTIR AMA AÇ KALIRSA ONU DA ISIRIR.
uyandığımda onu kim görecek
bıraktığım düşü kim büyütecek
...
Burjuva godamandır. Proletere şöyle bir edayla bakar:
PROLETER SEN BANA MİNNETTAR OLMALISIN !
SENİ VAR EDEN BENİM ÇÜNKÜ !!!
BEN OLMASAYDIM SEN DE OLMAZDIN!!!
SENİ VAR EDENE KARŞI GELİP DE NANKÖR OLMA !!
Burjuva hazin sonunu pek acı bir şekilde görüyor ve bu naraları atarak son hamlelerini çaresizce işe yarar umudu ile kullanıyor. Ama şu bir gerçek ki SIRF YARATICISI olduğu için BİAT, bir çocuğun ; her gün kendisine işkence eden babasına SIRF DÜNYAYA GELMESİNE SEBEP OLDUĞU İÇİN ona hâlâ BABA gözüyle bakması kadar deli saçmasıdır.
BENİ VAR EDEN BENİM!
VE BOYUN EĞMEYECEĞİM!
Proleterin vatanı yoktur. Onun vatanı karnını doyurduğu ve emeğinin karşılığını aldığı yerdir. Bugün onu kim sahiplenirse ondan yana olur. Proleter halktır. Halkı var edenlerdir. Bir eserin yazarından tutun da bir çiftlikte tavuk yetiştiren çiftçiye kadar toplumun her kesiminden emekçinin bulunduğu sınıftır. Onu sömüren ondan gözükse bile gün gelir ona da dişini gösterir.
Örnek: George Orwell / Hayvan Çiftliği ve 1984 kitaplarında anlatılanlar.
Proleter, üzerindeki bütün baskıcı güçleri yok edebilecek kadar güçlüdür. Devreye burada "ANARŞİZİM" girer.
Komünizmin fikir babası Hegel'dir. Ayakları yere basmayan bu sistemi sağlam bir düzene oturtan Karl Marx ve Friedrich Engels'tir. Komünizmi sahalara yayan ve yayılmasını sağlayan da Sovyet ve onun vazgeçilmez dayanağı Bolşevik Parti'dir.
Amerika'ya karşı hiçbir savaş başarı ile sonuçlanmış olmasın ki arkasında Sovyet'in desteği olmayan. Dünyadaki bütün devrimler Sovyet'in desteği ile başarıya kavuşmuştur.
Yıllardır Çar rejiminden çekmiş olan Rusya halkı. Sovyet rejimi ile biraz olsun nefes almıştır. Fakat baskıcı rejim en sonunda bu devrimi kendi yararına çevirmiştir. İnsana özgür irade hakkını vermemiştir. Bolşeviktensiniz ya da değilsiniz. Adaletli bir sistem olmaktan çıkıp sempatizanlığı komünizm olarak göstermeye başlamıştır.
Komünizmin bir ütopyadan öte, baskıcı insanların elinde bir silah olduğunu gösteren harika bir kitap. Bir sempatizanın bir devrimciden en büyük farkı gözler önüne seriliyor binaenaleyh. Yandaş ve yoldaş olmak arasında büyük bir fark var.
Kurgu gereği insana ait hipofiz bezinin ve hormonal bezlerin bir köpeğe aktarılması ile başlıyor hikaye. Kapak resminde ağzında çekiç taşıması da kitaba olan beğenimi artırdı.
Hipofiz bezi insanın ergin dönemde büyümesini sağlayan bir endokrin bezdir. Belki de burada şu mesaj var. Bir köpekle bir insanın büyümesi ve gelişimi aynı olamaz. Bu yüzden köpek en sonunda çıldıracak ve taşıyamayacaktır. Tıpkı iki ülkenin gelişiminin eşit ve denk olamayacağı gibi. BU DA KOMÜNİST rejimin diğer bir eksik, yetersiz yanı.
Coğrafi etkenler, ekonomik ve kültürel birikim devrimi etkileyen faktörlerdir. Bu yüzden bir ülke bir ülkeye özenemez. Devrim konusunda, büyüme ve ilerleme konusunda sidik yarıştıramaz.
Kendi çapında ve kendine göre devrimler yaratmalıdır. Devrim, zamanlaması tam geldiğinde başarılı olur.
Bolşevizmin bir eleştirisi olarak kabul edilebilir bu kitap yine dediklerim nezdinde.
Verilmek istenen mesaj:Komünizm bütün insanları aynı kalıba sokmak değil, insanların kişilik ve karakter olarak kendilerini bulması için en uygun yönetim biçimidir. Komünizm Sovyet'lerin elinde sadece bir silahtır. Gerçek bir devrimci asla partizan olmaz.
Komünizmi savunan bir parti bile olsa partiden değil halktan yana olmalıdır. Objektif olmak, bir komünistin üzerinde taşıması gereken birinci vasıftır. Yandaş değil yoldaş olmalıdır.
Kitap bana çok durgun geldi. Ama anlattığı, bana aktardığı dersler çok hoşuma gitti. O yüzden puanım: 7/10