·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Kasım 2021 22:57 Sayfaları gül yapraklarını andıran, çevirdikçe kokusu yayılan ama dikenleri de bir o kadar can yakan bir eserle herkese merhaba!
Her eser, yazarından izler taşır. Bu doğaldır. Ancak Dorian Gray`in Portresi ile Oscar Wilde`ın açık bir defter gibi ruhunu ortaya koyduğu görülüyor. Bunu da gayet aklı başında bir bilinçle hatta bir ihtiyaçla yapıyor. Var oluşunu tek romanına sığdırıp gitmek istemiş adeta..
Her karakterde kendinden bir şeyler var sanki. Hepsi birden tek kişi, roman da onun yaşamının bir kesiti gibi..
Baştan sona kurgusu ve asıl ortaya koymak istediği düşünceler itibarıyla çağının çok üstünde ve büyük bir eser olduğunu düşünüyorum.
Toplumun burnu büyük yargılarına çok yerinde yergilerle cevap veren bu eser, okuyucunun da kendiyle yüzleşmesini sağlıyor. Ahlak ve sanat kavramını birlikte yoğurup ikiyüzlülüğün tohumunu gün ışığına çıkarıyor. Sanatın aslında ne olduğunu sorgulayan yazar aynı zamanda asıl ahlaksızlığın, gerçek erdemleri görmezden gelerek biçime yönelmek olduğunu vurguluyor.
Yazarın kalemiyle attığı çığlıklardan birinde şunu duyuyorum: Yalnızca gördüğünü güzel sanan da, güzel olanı gördüğünü sanan da yanılır.
Sevgiler..