·58 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Kasım 2021 12:25 Nilgün Marmara ile ilk defa Erken Ölümlü Şairler Antolojisi isimli bir kitapta 2016 yılında karşılaşmıştım. Ve gerçekten hayran kaldığımı belirtmeliyim. Üzerine çok fazla düşündüren, derinden etkileyen sözleri mevcut. Özellikle beni kendisine çeken sözlerinin başında gelen sözü şudur: "yeryüzünün ilgisizliği hafif kılıyor bedenlerimizi" Bu söz bağlamında kendisini anlamaya çalıştım. Anladığım ise şuydu; yeryüzündeki ilgisizlik, bizi dünyada kalmaya zorlayan, üzerimizdeki bir ağırlık olan bedenimizden vazgeçebilme imkanını sunuyor bize. Aynı zamanda insanların ilgisizliğinin bizi onlar üzerindeki sorumluluklarımızdan azat etmesi gibi biraz daha olumlu yorumlanması da mümkün lakin Nilgün Marmara'nın hayatına baktığımda ilk anlamlandırma çabamın daha haklı olduğu hissiyatına kapılıyorum. Birçok metninde de aynı hissiyatı yakaladım. Neredeyse her satırında çığlıklarını yazmış bir kadın, her satırında bir bitkinlik durumu söz konusu. Yalnız şu da var ki bu bitkinlik aynı zamanda içerisinde umudu da barındırıyor. Yalnızca kendisi ile bağdaştırılmış bir umut değil, o kadar. Metinler kitabı ise spiritüel öğelerin gündelik hayat karşılıklarına öylesine saf ve öylesine pür dikkat işlendiği bir süreç ki spiritüel olguların tümünü birer yanılsama sayan ben için bile reddedilebilir paydalar bırakmıyor.