İlk sayfalarda dedim ki bu kitabı okuması zor olacak gibi geldi . Çünkü dili ağır ve ilginç söylemleri olan bir eser gibi geldi. Sonrasında ise sanırım hayatımın en uzun masalını okuyacağım dedim. Sonrasında da kitap öyle bir romana dönüştü ki elimden bırakamadım.
Bu yorumlaması öyle zor bir eser ki felsefe var bilim kurgu var efsane var masal var var oğlu var.
Yıllar önce bulut atlası diye bir film izlemiştim sinemada. Uzun bir filmdi filmin ilk yarısı bitip ışıklar yandığında herkes afedersiniz mala bağlamış gibi birbirinin suratına bakıyor ve filmde ne olduğunu anlayan var mı diye birbirine bakıyordu. Birbirinden ayrık olaylar ve karakterlerden oluşan birden fazla hikaye anlatılıyordu. 2 . Yarısında ise olaylar birbiriyle bağlanınca vay be diyordunuz. İşte bu kitapta tam olarak böyle. Bir çok karakterin kendine has hikayeleri ve bu hikayelerin iç içe geçişi. Finalde tüm olaylar silsilesinin bir gemici düğümü gibi çözülmesi.
Böyle bir eseri yazmak ve için ortalama üstü bir zekaya sahip olmak lazım. Cristpher Nolan filmi izlemek gibiydi bu kitabı okumak benim için.