Gönderi

Puan vermedi·724 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2021 18:25
Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap mustarip bir ruhun iç çekişmelerinin romanıdır. Kitap 3 bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden ilki tutunamayanları anlatıyor. Yazar Tutunamayanları ironik bir dille şu şekilde tasvir ediyor: Tutunamayan: beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır. İlk bakışta dış görünüşüyle insana benzer. Dik arazide, yokuş yukarı hiç tutunamaz. Yokuş aşağı kayarak iner. Gözleri çok büyük olmakla birlikte, görme duyusu zayıftır... İnsanlarda görülen durgunluk, hafif sıkıntı,sebebi bilinmeyen vicdan azabı ve hiç yoktan kendini suçlama gibi duygulara sebep oldukları, hakimce ileri sürülmektedir. Başları daima öne eğik gezdikleri için, çeşitli engellere takılırlar. İnsanlar arasında barınmaları -ev düzenine uyamama nedeniyle çok zor olmaktadır- Şehirlere yakın yerlerde yaşadıkları için, onları şehrin içinde, çitle çevrili ve yalnız tutunamayanlara mahsus bir parkta tutarak, sayılarının azalmasını önlemeyi düşünmenin zamanı gelmiştir artık.' Kitapta ikinci kısım Turgut Özben, son kısım ise Selim ışık anlatımıyla ilerliyor. İlk bölümde Turgut Özben'in kaybolduğu haberi aslında romanın sonunu başlangıçta öğrenmemize olanak tanıyor. Bir gazeteci ağzından bu bölümü dinliyoruz. 2.bölümün başlangıcında romandaki kişilerin tamamen hayal ürünü olduğunu ve gerçek hayatta böyle kişilerin olmasının imkanı olmayacağına inandırılmaya çalışılıyoruz. Romanın ana omurgasını Turgut Özben oluşturuyor. Turgut Özben evli ve çocuklu bir mühendistir. Arkadaşı Selim Işık'ın intiharı onun için bir dönüm noktası olur. Bu intihar sonucunda afallayan Turgut intiharın nedenini bulmaya çalışır. Selimi tanıyan birbirinden habersiz insanları bulur. Her birinden Selimi anlatmasını ister ve her biri farklı bir Selim'i anlatır. Çünkü selim her arkadaşına farklı bir Selim'i yansıtır. Bu noktada Turgut parçaları birleştirmede çok zorlanır. Selim'in hayatına dahil oldukça tutunamamayla tanışır ve o da artık tutunamamaya başlar. Bu süreç kendisi için bir değişim ve gelişim süreci olur. Tek amacı Selim'i anlamaya çalışarak yaşatmak iken kendi benliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta aslında Turgut'un Selimleşmesine tanık oluyoruz. Hatta Turgut şu cümleyi kurar: 'Ben selim değilim Olric. Selim romanları okuya okuya selimliğe özenen bir don kişot olmaktan korkuyorum' . Başlangıçta Selim'den çok farklı biri olan Turgut artık Selim gibidir. O da bir tutunamayandır. Her tutunamayan gibi o da hayata ve insanlara tutunamamaya başlar. Turgut psikolojik bir savaş vermeye başlar. Halisünasyonlar görmesi ile burada iç sesi Olric ile tanışırız.Turgut Selim'in hikayesini toplamaya çalışırken kendi hikayesini paramparça etmiştir. Gelelim Selim Işık'a. Hikayenin kilit noktası Selim Işık'tır. Selimde tıpkı Turgut gibi bir mühendistir. Sanatla yakından ilgilenen kültürlü bir aydındır. Çocuk yaşlarından itibaren kitaplara oldukça yakındır. Yazarları tanır,kendisi ile özdeşleştirerek her birini zihninde canlandırır. Hayatı boyunca dış dünyayla örtüşmeyen karakteri yüzünden içine kapanık biridir. Selim Işık bu hayata tutunamayan biridir. O da her tutunamayan gibi ıstıraplar çekmiş, anlam arayışlarına girmiş,toplum tarafından yabancılaştırılmış,dışlanmış biridir. Hatta çevresi tarafından yüzüne karşı anormal denilmiştir. Günlüğünde bu durumla ilgili şu şekilde bahseder: 'Normal,anormal. Bu kelimeleri çocukluğumdan beri sevmem. Daha o zamanlar,bazı akrabalarım bana anormal derlerdi.Bu sözler insanın yüzüne söylenmez.' Selim'i arkadaşları tarafından pek tanıyamıyoruz. Selim ile ilgili tüm gerçeklerle günlüğünde tanışıyoruz. Düşüncelerini,duygularını hatta en önemlisi nasıl tutunamadığını tüm çıplaklığıyla görüyoruz,hissediyoruz,duyuyoruz. Turgut Selim'i araştırırken Selim'in bu cümlelerinden habersizdi: ' Bende inşallah öldüğüm gün babam gibi unutulurum. Buna hakkım olmalı hiç olmazsa. hiç olmazsa, istediği gibi yaşamadı ama istediği gibi öldü...' Romanda çok fazla gönderme ve ironiler mevcut. Kitabı kavrayabilmek için tarihten,kutsal metinlerden,siyasetten,edebi metinlerden oldukça yararlanmış olmamız gerekiyor.Yani bu kitabı anlamak için belli bir birikime sahip olmak gerek. Ben şu an bu birikime sahip olduğumu düşünmüyorum ve Tutunamayanlar kitabına tutunamayanlardan biri olmak istemiyorum. İleride kesinlikle kitaba dönüş yapacağım. Noktalama işaretlerinin kullanılmadığı bölümde çok zorlanmıştım. Olaylar arasında bağlam kurmada da aynı şekilde çok zorlandım. Benim için oldukça sancılı bir süreçti. Fakat tüm bunlara rağmen tutunamayanları hissettiğimi düşünüyorum en başta Selim'i. Kesinlikle Zihnimde yer edinecek roman karakterlerinden biri.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
·
198 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.