·239 syf.····Okunma: 22 Ekim 2021 23:16 İlksöz: İnsan, en vahşi hayvandır.
(Kitaptaki bir bölümden akılda kalanlar)
Yakalanan kuşu maviye boyadı, sonra da saldı. Kuş hemen diğer hemcinslerinin yanına uçtu. Diğer kuşlar bir süre şaşkınlık yaşadı, sonra onu kovalamaya, ona saldırmaya başladılar. Öldürürcesine.
İkinci Dünya Savaşı'nın başı. İlerleyen Alman askerlerinin zulmünden korkan insanlar, kendileri kaçıp kurtulamasa da çocukları için bir çare bulmuşlardı; çocuklarını, askerlerin gelmeyeceğini düşündükleri topraklarda birilerine emanet etmek. 7 yaşındaki küçük çocuğun hikayesi de böyle başlar. Emanet edildiği yaşlı kadının ölmesi sonucu ortada kalır çocuk, köy köy dolaşır. Her gittiği köyde çocuk olduğuna bakmadan horlanır, eziyet görür. Çünkü o, sarışın mavi gözlü Almanların içinde kara saçlı kara gözlüdür, herkes onu yahudi ya da çingene olarak görür. Boyalı kuştur o.
Çocukla birlikte savaş süresince köy köy dolaşırız romanı okudukça, geri planda da İkinci Dünya Savaşı akar gider. Ortalarda bir yerde, bu böyle hep bu şekilde mi gidecek artık bir farklılık olmalı derken, oldu. Kalpukların yaptıkları çok çok sarsıcı bir anlatımdı. Kitabın sonunda yazarın belirttiğine göre gerçekte olanlarla kıyas bile edilemezmiş romanda anlatılanlar, varın siz düşünün gerisini.
Savaş boyunca karşılaştığı insanlardan etkilendikçe fikirleri değişen çocuğu okurken şunlar geldi aklıma; inançla ilgili olsun olmasın, şu bir gerçek ki, her oluşum kendi tanrısını, kendi kilisesini ve kendi papazlarını oluşturuyor hemen.
Savaş kitapları başlığında okumak istediğim kitaplardan biriydi. Tavsiyemdir. Daha iyi günlerde, geçtiğimiz aylarda rastlantı ile ne olduğunu bilmeden başından biraz izleyip sonra farkına varınca hemen kapattığım filmini de izlerim umarım. Sağlıcakla. Kitapla.
.
.
.
Sonsöz:
İnsan kendinden başkasını suçlamamalıydı.
.