Bir insanın genç ve güzel olması bu insanla ilgili iyilik- kötülük algılarımızı hangi oranda etkiler? Aynı yanlış eylemi güzel görünen biri yaptığında gösterdiğimiz tavır ile çirkin görünümlü ya da yaşlı birisi yaptığında gösterdiğimiz tavırlar arasında fark var mı? Şüphesiz ki var... Güzel görünümlü kişilere karşı gösterdiğimiz tolerans çoğu zaman daha fazla, onlarla ilgili duyduğumuz kötü şeylere inanma eğiliminiz daha zayıf. İşte bu ikiyüzlülük üzerinden şekilleniyor roman.
Dorian Gray son derece yakışıklı bir gençtir ve bir ressam onun bu görünümünden aşırı derecede etkilenerek onun resimlerini yapmaya başlar. O kadar güzel eserler ortaya çıkar ki, Dorian kendi portresini ilk defa gördüğünde hem ne kadar güzel göründüğün ilk defa bu kadar farkına varır, hem de zamanla bozulacak olan bu güzellikten ürker ve o an "keşke benim yerime bu portre yaşlansa , ben hep genç kalsam" şeklinde bir dilekte bulunur. Bu dileği gerçekleşecek olan Dorian'in tüm hayatı da bu olay üzerine şekillenir.
Kitaptaki etkin kişilerden biri olan Lord Harry de Dorian üzerinde hedonist fikirleriyle o kadar büyük bir etki bırakır ki sanki Harry yaşayamadığı ne varsa fikir olarak sunup Dorian'da yaşatır ve bu eseri seyretmekten büyük zevk duyar. Dorian, bütün kötü ve rezil addedilecek şeyleri yaşarken bir taraftan da her zaman kendisini çok sevip ona bağlanacak insanları da güzelliği sayesinde etrafında toplamayı başarır. Kendisinden yüz çevirenler olsa da yine de bu güzel, masum görünen yüzün kötü olabileceğine kimse inanmak istemez.
Oscar Wilde bu kitabıyla dönemin ahlak anlayışını, kibir ve ikiyüzlülüğü eleştirmiş. Ön plana çıkardığı hedonist söylemlerle ve kitapta sezilen eşcinsellik eğilimleriyle oldukça fazla eleştiri almış.