10/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
İnsan yaşamı, maskelerle yaşamayı ve dahası, doğru maskeleri doğru yerlerde kullanmayı öğrenme konusunda zorunluluklar üzerine kuruludur. Yetistigimiz aile ortamı ve sosyal çevre bu maskelerin çeşit ve niteliğini de belirler. Buradaki en önemli mesele bu yaşama uyum sağlayıp sağlayamayacağınızdır. Bazılarımız uyum sağlama konusunda beceri gösteremeyen, sorunlar yaşayan insanlara dönüşürüz zamanla. Çocukluk döneminin çok da maske takmayı gerektirmeyen döneminden ergenliğe geçişte, insanların sıkça söylediği yalanları, istedikleri tarafa yontma alışkanlıklarını fark edip sessiz kalmaya başladığımızda ya da kendimiz de rol yapmak durumunda kaldığımız zamanlarda içimizde oluşan çelişkili halle yaşamayı öğreniriz çoğumuz. Ama bazılarımızın bünyesi daha hassastır ve verdiği tepkiler de içten içe daha yoğundur. İşte Deborah da böyle bir noktada ayırır kendini dış dünyadan. Dünyanın onu mutsuz ettiği zamanlarda kendini daha mutlu ve özgür hissettiği Yr ' sine çekilir. Yr, onun kendi içinde yarattığı bir paralel dünya gibidir, oranin da kendine has bir dili ve düzeni vardır. İlk zamanlar Yr onu yalnizca mutlu eden ve dış dünyadan gizlemesi geren bir yerdir ama zamanla işler değişir ve çevresine de yansıtmaya başlar bu hayali dünyasını. Ailesi başta bu durumu kabullenemese de sonunda Deborah'in kendine zarar vermesi ile birlikte onu bir Ruh Sağlığı Hastanesi'ne yatırırlar. İşte Deborah'in hayali ülkesiyle mücadelesi de bu şekilde başlar. Kitap, bir akıl hastanesinde türlü hastalik ve hezeyanların pençesinde kivranan kadınlar koğuşunu Deborah'in yaşamı özelinde ele alıyor. Oldukça gerçekçi ve açık anlatımıyla okuyucuyu etkisi altına almayı da başarıyor. Yazarın kendi genç kızlık döneminde şizofreniden dolayı hastanede yattığını ve aslında anlattığı hikayenin kendi hikayesi olduğunu öğrenince daha bir sevdim bu kitabı. Çünkü orada bir mücadele, bir yaşam savaşı vardı. Hem de görünmeyen düşmanlarla yapılan çok daha zorlu bir savaş. Bu kitap, akıl hastalıkları konusunda insanı düşünmeye itiyor. Bedendeki herhangi bir sıyrık için etrafımıza toplanıp bize yardım edecek bir sürü insan bulabiliriz. Bir süre herkes hasta olduğumuz için bize müsamaha gösterir, çalışıyorsak izin alırız filan. Ama ruhumuzdaki sıyrıklar görünmezdir. Belirtileri farkedildiginde ise insanların yardımdan ziyade bizden kaçtıklarını, bizi tecrit ettiklerini görebiliriz aslinda. Çoğu insan ruhta açılan sıyrıklarla ilgilenmek istemez. Bu da ruhsal hastalıklara sahip olan insanlarda sağlığı daha çok tehdit eden, onları dünyadan daha çok korkutan bir ruh halini tetikler. Şizofreni, alt edilmesi en zor hastaliklardan biridir belki de. Gerçeklik ve hayalin birbirine karıştığı böyle bir karmaşanın ortasından Deborah iyi bir doktor, zeka ve inancı sayesinde çıkmaya çalışıyor. Dünyadaki tüm insanların bir takım acılarla boğustuğunu fark etmek, etrafını hissetmeye başlamak ise iyiesmenin ilk belirtileri oluyor.
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
·
162 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.