10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Yaklaşık 1,5 kg ağırlığında, sert bir kafatasıyla çevrilerek koruma altına alınmış, oldukça kıvrımlı yapısıyla tüm düşüncelerimizi, tüm duyularımızi, hormonların da dahil olmasıyla tüm duygularımızı da yöneten eşsiz varlığımız: Beyin. O kadar küçük bir alanda o kadar devasa işler yaparki yıllardır üzerinde yapılan çalışmalar hala çok küçük bir kısmını anlamaya yetmiş vaziyette. Parça parça incelendiğinde kendisini var eden biyolojik varlığından ve nöronlar arasında kurulan sinaptik bağlardan mevcutmus gibi görünse de bütüncül bir bakış açısıyla incelendiğinde kurduğu inanılmaz iletişim ağından, bellek vasitasiyla geçmişi kaydederek geleceğimizi şekillendiren bilinç kavramıyla karşımıza çıkan en değerli parçamız. Kıvrımlarında ki ufacık değişimlerin bile bedenimizde, psikolojimizde, aldığimız kararlarda etkisi büyük. Kitapta beyin üzerine yapılan çalışmalar vasıtasıyla hangi noktada olduğumuzu ve birçok çalışmanın sonuçlarını paylaşmış bizlerle David Eagleman. Yaşamış örnekler üzerinden beynin hiç şahit olmadığımız fonksiyon ve çalışma yapısını anlatmaya çalışmış. Beynimizde oluşabilecek bir tümörün oluştuğu merkezi etkisi altına alarak bizi hiç olmadığımız birine dönüştürebileceği mesela. Bu durum davranışlarımız ve karakterimiz üzerine düşünmeye itiyor bizleri. Yaşadığımız deneyimler beynimizi nasıl değiştirir ve bizleri nasıl dönüştürür ? Duyularimizla algıladığımız her şey aslında beynimizin içinde olup biten şeyler olabilir mi? Gerçekliğin rengi, tadı, kokusu var mıdır yoksa bunlar tamamen beynimizin ürünü mü? Beynin aileden, toplumdan, çevreden, koşullardan, deneyimlerden elde ederek çizdiği yörüngeye göre mi karar alıyoruz, eğer öyleyse bu kararları alan aslında biz olur muyuz? Bu ve bunun gibi bir sürü soru ve bu soruların bazıları için araştırmacıların cevap ve yorumlarıni bu kitapta bulacak, ama bazıları için cevap bulamayacaksınız. Çünkü beyin ve bilinç ile ilgili pek çok şey hala meçhul. Kitabın son bölümlerinde beyin ile ilgili arastirmalarin teknolojik gelişmelerle birlikte yeni kapılar açma ihtimali üzerinde durulmuş. Halihazırda kullanilan işitme ve görme cihazları, felçli hastaların kullandıkları mekanik kol ve bacaklar beyne gönderilen sinyalleri beynin yorumlaması uzerine kurulu. Beyin kendisine gelen elektriksel bir sinyalin nereden geldiğini pek de umursamiyor gibi görünüyor ve hızlıca uyum da sağlıyor. İşte bu gelişmelerden yola çıkarak daha sağlam bedenli insanlar üretmek, ölen insanların beyin verilerini kopyalayarak mekanik bedenlerde hayat bulmalarını sağlamak gibi düşünceler gelecek için hayali kurulan şeyler. O kadar ki şimdiden bu iş için ölünce bedenlerinin dondurularak saklanmasına izin veren insanlar var, gelecekte yeniden diriltilme umuduyla. Bu amaclar çılgınca gelse de şimdiye kadar yapılanlar da 100 yıl öncesi için çılgınca fikirlerdi. Makinalarda bilinç ve duygu oluşturmak çağımızın ilk hedeflerinden biri gibi görünüyor. Ama bunun için gerekli insan bilincinin tanınması ve tanımlanması şart görünüyor. Kitapta bu süreçle ilgili yapılan çalışmalara da yer verilmiş. Bu kitap ilginizi çekerse aynı yazarin "İncognito: Beynin Gizli Hayatı" kitabını da öneririm.
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.