Overrated
6/10
·424 syf.··
2021 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 01:17
büyük spoiler. Şu ana kadar hiç inceleme yazacağımı düşünmezdim ama bu kadar hevesle başladığım kitabi 370. sayfasından sertçe kapatınca bir inceleme borçlu olduğumu düşündüm. Her şey çok tatlı, kış günü kahve eşliğinde okunacak bir kitapmış gibi başlıyor. Kitabın ortalarına kadar da tatlı tatlı okuyorsunuz zaten. Kızların dördü de(ikisi oldukça küçük olmasına rağmen) babalarının yokluğunun verdiği mecburiyet ile çalışıyor. Herkes bir işin ucundan tutuyor ve sevgiyle neşeyle geçinip gidiyorlarmış izlenimi veriyor insana. Ama ben fazla detaycı bir insan olduğum için(hele ki konu cinsiyetçilikse) alttan verdiği iğrenç iletileri hemen fark ettim. Meg'in "Zengin olmak için erkekler çalışmak, kadınlar da evlenmek zorunda." gibi bir cümle söylemesi, kimsenin hatta maskulen Jo'nun bile buna karşı çıkmaması bu kadar ahlaklı kızlara ve annesine yakışmadı. Annelerinin kızlarını her alanda destekleyen sevgi dolu birisi olarak çizilmiş olmasından ben buna karşı çıkmasını beklerdim. Halihazırda evlerinde çalışarak para kazanan yardımcıları, ve çalışan bir kadın olarak tasvir edilmiş komşularının var olduğunu düşününce bunu beklemekte haksız olmadığımı düşünüyorum. Tek cinsiyetçilik bununla kalmıyor. Arkadaşları olan Laurie'nin ağlayan Jo'yu sakinleştirirken bi ara sakince durup beklemesini 'erkekliğe yakışmayan' veya 'erkekten beklenmeyen' tarzda anlatıyor bizzat yazar. 17 yaşına henüz girmiş olan Meg'e aşık olan Mr. Brooke'un kızın annesine kızı sevdiğini ama yaşı küçük olduğu için ve henüz birikmiş parası olmadığı için henüz evlenemeyeceklerini söylemesi... Bahsettiğimiz Mr. Brooke da öğretmenlik yapacak kadar büyük bir beyefendi. Neyse ki(!) kızın annesiyle babası da kızın 20 yaşında olmadan bunun mümkün olmadığını söylüyor :D Bunu da baba ölüm döşeğinde yatarken konuşuyorlar. komedi. Ayrıca jo'nun sırf diğerlerine göre daha bağımsız diye erkeksi tasvir edilmesi de değişik. (Ne desem bilemediğim için değişik diyorum.) Bir de kitapta üniversite sıkıcı yararsız bir yer gibi bahsedilmiş. Üniversiteye gidecek tek kişi elbette ki erkek çocuk olan Laurie. Ama o da gitmek istemiyor. Bunlar tarihin gerçekleri evet ama bence eğitim seviyesinin kitabın yazıldığı dönemde düşük olduğunu düşünürsek bir kadının kız çocukları eğitime biraz daha teşvik ettirmesi görevidir diye düşünüyorum. Çünkü hangi küçük kızdı emin değilim ama öğretmeninden cetvel yiyince okula asla dönmem diyor ve kimse de başka bir okula gidersin demiyor :))))))) Yazarın kadınlara seçme seçilme hakkı verilmesi icin verilen mücadelelerde arkadaşlarıyla birlikte ön safhalarda yer aldığını öğrenince "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu " dedim kendi kendime. Demek ki yazarımız şöyle diyor, seçelim secilelim ama para için erkeğe muhtac olalım. Bir gülme geliyor :))))) Kitabın sonunda da 17 yaşındaki Meg'in evlenmesi için gereken 3 yılı herkesin(Jo hariç) nasıl da sabırsızlıkla beklediğini görüyoruz. Hani diyorum illa evlendireceksen bunun düşüncesini bile diğer kitaba saklasaydın da biz sadece birbirlerine bağlı sevgi dolu aileyi okusaydık. En azından kitabı bitirmeyi tercih edebilirdim ve hoş bir kitap olarak aklımda kalırdı. Şimdi diyeceksiniz bu yazarın kendi hayatıymış onu anlatıyor, bu yalnızca otobiyografi değil ama. Kurgu bir kitap sonuçta. İstediği kısımları kendi değiştirebilirdi ama demek ki o da böyle düşünüyor ki gerek duymamış. Ve benim aklıma gelmeyen daha bir sürü cinsiyetçilik. Bunlardan bağımsız en küçük kız olan Amy'nin(12) 5 yaşında gibi davranması, en büyük kız olan Meg'in(17) 25 yaşında gibi davranması(bilinç değil davranış olarak yalnızca) çok itici geldi bana. Bütün saçmalıklar bir yana anne Mrs. March'ın öğütlerinin çoğunun öğüt sevmeyen beni bile etkilemesi, aile sıcaklığını hissettirmesi, iyi bir komşunun öneminin vurgulanması kısaca sevginin önemini bize gösterdiği, hatırlattığı için teşekkür ederim yazara. İncelememde çoğunlukla kötü yanlardan bahsetme sebebim, iyi yanları zaten okuyan herkes tarafından ballandıra ballandıra anlatılmış. Kimse de bu saçmalıklardan bahsetmemiş. Bu da ayrıca garip bence. Bu 400 küsür sayfalık kitabı okuyacağınıza bu yazardan yalnızca 25 yıl sonra doğmuş Lou Andreas Salome okuyun derim. Tabii kadınların tek isteklerinin evlilik olduğunu düşünen örümceklerden değilseniz :) bir sonraki heves sonrası hayal kırıklığı üreten kitapta görüşmek üzere :) umarım görüşmeyiz.
Edebiyat
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Koridor Yayıncılık · 202019,5bin okunma
·
269 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.