·199 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Kasım 2021 12:27 Kitabı ilk kez 3 yıl önce okumuş “tekrar okumalıyım” listesine eklemiştim. Bugüne kısmetmiş bitirmek. 3 yıl önce dikkatimi çekmeyen sayfalarda durup notlar aldım. Altını çizdiğim yerlerin yanına bir de yıldız attım. Arada kapatıp düşündüm. Bu kitabı okuduktan sonra neleri değiştirdim, nelerde hata yapmaya devam ettim diye. Hem sevindim hem üzüldüm. Bir pasif agresif kişilik tipi olarak istek ve düşüncelerimi ben söylemeden karşı tarafın anlamasını beklemekten vaz geçemediğime üzüldüm. Bu yolda adımlar atmış, kişisel ihtiyaçlarımı öncelik sırasında üst basamaklara taşımış olmaktan da sevindim. Kitap hangi kültürde olursa olsun (Doğu/batı) kadınların kendileriyle ilgili yetersiz yüklendiğini ama başkalarının sorumluluğu, duyguları konusundaysa aşırı yüklenen konumunda olduğunu söylüyor. Herkesin iyi hissetmesi mutlu olması için talep dahi etmelerine gerek kalmadan onların hayatını kolaylaştırmaya çalışmak bir aşırı yüklenme şekli. Ama kendi ihtiyaçlarını hiçe sayıp kendi bedeninin işaretlerine sağır kalıp benliksizleşmek de bir yetersiz yüklenme problemi. Kadınlar olarak bu iki uçta seyreden git gelleri değiştirmek elimizde. Değişim sancılı, hem kendi içimizde hem sosyal çevremizde ciddi bir direnişle karşılaşacağımız kesin. Ama buna değer. Bu “cefakar ana” mirasını diğer kuşaklara aktarmamak için atılacak ilk adım belki de bu kitabı okumak. O yüzden ben çevremdeki kadınlardan başlayarak tüm kadınlara ısrar kıyamet tavsiye ediyorum.