Hakan Günday 'dan okuduğum ilk kitap olan Daha Kandalı' da geçen bir yeraltı hikayesi. Günday 'ın senaristi olduğu Şahsiyet dizisinde de geçen Kandalı kurgusal bir bölge. Şahsiyet' i çok beğendiğimden bu romandan epey umutluydum ve boşa çıkmadı bu umudum.
Ahad 'ın oğlu Gaza' nın hikayesine başlayalım. Gaza insan kaçakçısı babasıyla büyürken annesini hiç görmemiş ve babası tarafından annesinin onu doğduğunda diri olarak gömmek istediği bir hikayeye inandırılmıştı. Gaza adını bilmediği, bilmesine gerek de olmadığı kaçak insanlar arasında büyümüştü. Kaçak insanların saklandığı yer Gaza için bir ülkeydi. Adı depo olan bu ülkede seçtirdiği başkanı (Rastin ) ve ölüme terkettiği Cuma' yı tanıyordu sadece . Gaza'nın oyuncakları ya da arkadaşları yoktu, yarattığı ülkede sosyolojik deneye tabi tuttuğu zavallı insanları vardı. (Bu deneydeki dönüşümler de ayrı kitap konusu olabilecek kadar başarılıydı.)
Tüm bu büyüme sürecinde kazanabileceği erdem, ahlaki - etik değerlerin hiçbiri yoktu. Yalnızca bir nefret vardı : tanımadığı annesine, sevmediği babasına. Dolayısıyla hayatı erken ve yanlış öğrenmişti. Öğrenirken uygulamıştı da Gaza. Çok günahı var Gaza 'nın ama hepsi onun günahı mı? İnsan bunu sorguluyor.
Gaza 15 yaşlarında babasını kaybettiğinde hayatın tüm yükünü, suçunu ona yıkar ve kendini aklamaya çalışır. Emniyet güçlerine karşı başarılı olsa da kendine karşı bunu yapamaz. Önceleri kendine açtığı yeni sayfada kusursuz bir eğitim hayatına adım atar ve geçmişini saklı tutar. Ancak yıllarca sustukları bir çığlığa dönüştüğünde yine bataklığa saplanır. Bundan çıkmak kolay değildir, vicdan azabı onu kemirirken hiç kolay değildir hem de . Kalan hayatı dokunamadığı insanların arasında ve zihninden çıkmayan geçmişiyle geçer. Bu karmaşık hisler ve sömüren ruh hali çok