Ali Ayçil'in kaleminden dökülen satırları okurken çok kez kendimle yüzleştim, kendimle buluştum, kendimi gördüm, kendimi okudum. Yazar çok güzel noktalara değinmiş, anlamlı mesajlar vermiş. Dili yerinde kullanmış. Hiçbir fazlalık, abartı yok. Hiç yorulmadan ve sıkılmadan okudum tüm yazıları. En çokta İçim'i, İnceyim'i, Her Şey Tamam Bir Şey Eksik'i ve Başkalarının Giysisi Üzerimize Oturmaz'ı sevdim.
İçerisinde 31 tane deneme 2 tane de şiir bulunuyor. İnsanın kendi benliğini unutup modernleşme çabası içinde nasıl yalnızlaştığından güçsüzleştiğinden tutun adına aile dediğimiz hazinenin önemine; insanın kendisi ile barışık olmasının elzem olmasından tutun 'an'ların bizde bıraktığı, bırakacağı izlere kadar birçok konuya değiniyor Ali Ayçil. Altını çizdiğim, çizdikten sonra bir süre aynı cümleleri okuyup derin derin düşündüğüm oldu. Buraya birkaç alıntı bırakacağım. Umarım kitabı okursunuz, iyi okumalar dilerim.
''Sanıldığı gibi, insanı yıkan çektiği acılar değildir. İnsan çektiklerini paylaşamadığı için, kendi acısıyla sözleşmeye başladığında yıkılır.''
''Dünyaya gelmekle dünyadan göçmek arasındaki her şey yalnızca bir ayrıntıdır.''
''Bugün inceyim... Ama ne yaşadığım dünyayla, ne öteki insanlarla ne de geçmişimle ilgili inceliğim. Sanki her şeyden koparılmış ve kendi insanlığımla baş başa bırakılmışım gibi: Yalnızca benimle, benim ruhum arasında...''
Ceviz Sandıklar ve Para KasalarıAli Ayçil