Gönderi

Düşünce hastalarına önemle duyurulur.
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2021 107. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 01:38
20.yüzyılın psikolojik sürükleyici edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Açlık kitabı, Knut Hamsun'un acıklı ve zorlu hayatını bizlere sunan otobiyografik bir romandır. Kitabımızdaki başrol karakterimiz; eline geçen kuruşları kağıda, pula ve yazar olma yolundaki her şeye adamıştır. Kendi prensipleri vardır. Açlıktan ölse dahi emek göstermediği parayı almayı hep reddeder. Çok vicdanlıdır ve her zaman insanları düşünür. Onlar için ağlar, onlara elinde hiçbir şey olmasa bile iyilikte bulunmak ister. Onların kendine bakış açılarını, hakkında düşündüklerini yüzlerinden okumaya çalışır. Kitap; karakterin bütün düşüncelerini, bütün detayları, bütün acı hisleri, bütün gözyaşısız ağlayışları öyle bir aktarmış ki gerçekten o sefaleti sonuna kadar hissediyorsunuz. Ayrıca dikkatimi çeken en büyük nokta ise şurası oldu: karakter kendi kanını emecek kadar açlığa düştüğü bir anda bir kasaptan köpeği için kemik alır. Sonra kendine belirlediği karanlık ve ücra yerde kemiği yemeye çalışır. Fakat yiyemez. Kusar. Yemeye çalışır. Ağlar. O anda bütün hıncını tanrıdan çıkarır. Küfürler savurur. Beddualar eder. Aşağı bıraktığım paragrafı da okuyunca ateist oluşunun kanısına vardım. " Sana söylüyorum, ey gökyüzündeki kutsal Baal; sen yoksun, olsan sana öyle lanet ederdim ki, göklerin cehennem ateşleriyle sarsılırdı. Sana söylüyorum; kulluğumu gösterdim. Reddettim, kovdun beni, ben de sana ebediyen sırt çeviriyorum, çünkü sen bağış saatini yadsıdın. Sana söylüyorum, biliyorum öleceğim, yine de alay ediyorum. Seninle, burnumun ucunda ölüm, alay ediyorum, ey gökteki! Apis! Sen benim üzerimde gücünü gösterdin, ama bilmiyorsun ki, felaketten yılmam ben; bunu bilmen gerekmez miydi? Kalbimi uykularda mı yarattın? Sana söylüyorum; bütün varlığım, içindeki her damla kan, seni hiçe saydığından, bağışlayıcı yardımına tükürdüğünden ötürü mutludur. Bu saatten sonra öteye ben, senin bütün eserlerinden, bütün senden el-etek çekiyorum: bir daha Seni düşünecek olurlarsa, bütün düşüncelerime lanetler ediyorum; bir daha senin adını anarlarsa, sana ömrümde ve ölümümde son sözümü söylüyorum: Hoşça kal! Sonra da susuyor, senden yüz çeviriyor, alıp başımı gidiyorum... " Daha öncesinde yaptığım alıntılarda olduğu gibi : #145288751 #146497350 hep bir sefalet, yakarış, sitem ve ilenç... Kitabın sonlarına doğru ise ben hep kağıtlara yazdıklarının Martin Eden'de olduğu gibi olumlu bir sonuca bağlanmasını bekledim. Ama öyle olmadı. Değişik bir tatla bitti sonu. Martin Eden'in, denize açılması gibi bizim karakter de bir gemi bulup zorla kendini gemiye aldırdı. Düşünce hastalığının sadece bende olmadığını daha iyi anladığım bir kitap oldu. O yüzden bazı noktalarda kendime yakın hissettiğim bir karakter vardı. Nobel ödüllü bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
·
1.197 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme olmuş kaleminize sağlık, ayrıca gönderilerden mis gibi spoiler yedim.:)
Bay F.
Gönderi Sahibi
Teşekkürler 🙏🏻 Sadece tanıtım gibi düşün. Oku sen boşver spoiler falan. 😄