1000Kitap Logosu
382 syf.
·
Puan vermedi
Ahmet Hamdi Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” adlı romanı ilk olarak 1961 yılında yayımlanmıştır. Eserin Osmanlı’nın sonlarından Çağdaş Türkiye’ye geçişin sıkıntılı yanlarını simgelediği yorumları yapılmaktadır. Genel görüş, Hayri’nin Türk halkını, Halit Ayarcı’nın ise Cumhuriyet’i sembolize ettiği yönündedir. Dolayısıyla Halit Bey öncesi, Türk halkının Doğu kültürü izindeki dindar ve geleneksel yapısını; Halit Bey sonrası ise Türk halkının cumhuriyetle beraber Batı kültürü etkisindeki daha akılcı yapısını sembolize etmektedir. İlk usta Nuri Efendi'nin ise Osmanlı'yı ve Doğu kültürünü temsil ettiği görülmektedir. Kitabı bitirmeden önce bu simgelemeler dikkatimi çekmemişti. Okuyup hakkında araştırma yaptığımda Ahmet Hamdi’nin kavramları nasıl sembolize ettiğine hayran kaldım, taşlar yerlerine oturmuştu. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan okuduğum ikinci eser. Sekizinci sınıfta, annemin eski kitaplarının arasında Huzur romanını bulup okumuştum. İki romanını da değerlendirerek söyleyebilirim ki kalemini beğendiğim bir yazar. Benim okuduğum romanlar genellikle klasik tarzda değil, bunun da etkisiyle kitaba ilk başladığımda bir türlü konuya adapte olamamıştım. Başlarda kelimelerin anlamlarına teker teker baksam da, o şekilde romanın bütünlüğünü kaybettiğini fark ettim ve artık kelimelerin anlamlarını içinde geçtiği cümle veya paragraftan yola çıkarak tahmin etmekle yetindim. Okumayı son haftalara bıraktığım için okuyan arkadaşlarımla kitabın genel gidişatı hakkında sohbet ettiğimde biraz gözüm korktu açıkçası. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün çok sıkıcı olduğunu, ilerlemediği ve zorla bitirdiklerini söylediler. Ben de okumaya genel bir ön yargı ile başlamış bulundum. Yaklaşık otuz sayfa okumamla uyuyakalmam bir oldu, haliyle okuduğumdan da bir şey anlamadım. 14 saatlik bir sesli kitap videosunu görmüştüm, onu açıp dinleyeyim dedim fakat netice yine aynıydı. Sonra kalemini sevdiğim bu yazara haksızlık ettiğimi düşündüm ve gerçekten tüm dikkatimi vererek başladım. İlk otuz sayfa durgun olsa da gittikçe akıcılaştı. Beni çok zorlayacağını düşündüğüm bu eseri keyifle okumuş ve bitirmiş oldum. Zaten bakıldığında Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Dünya Klasiklerini de içinde sayarsak en çok yarım bırakılan 12. kitap olarak geçiyor. Ancak klasikleri çıkarırsak Tutunamayanlar’dan sonra yerini 2. sırada alıyor. Karakterlerden bahsedecek olursam: • Hayri İrdal; topluma karışmaya çekinen, ötekileştirilmiş biridir. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kurulmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca birinci tekil şahıs ağzıyla yazılan roman, Hayri İrdal’ın ağzındandır yani romanı Hayri İrdal yazmıştır. • Halit Ayarcı; başarılı, tuttuğunu koparan, risk almaktan çekinmeyen bir insandır. Hayri İrdal hakkında kötü ön yargıları olmayan sayılı kişiden biridir. • Nuri Efendi; işini gerçekten severek yapan, zaman felsefesini ortaya atan biridir. Hayri İrdal’ın saatlerle gerçekten tanışmasına aracı olmuştur. • Doktor Ramiz; hayatını psikanalize adamıştır, hayatta sadece psikanaliz olduğunu düşünür. Ancak kendi de obsesif kompulsif davranışlara sahiptir. Bir psikanaliz hicvi olduğu düşünülmektedir fakat roman Hayri İrdal’ın ağzından anlatıldığına göre yani ‘‘hasta’’ doktoru hakkındaki düşüncelerini anlattığına göre yorumlarını sek gerçek olarak değerlendirmek ve bunlar üzerinden bir kanıya varmak bana göre doğru olmaz. • Emine; sevecen ve Pakize’ye göre daha realist bir insandır. Hayri onu gerçekten sever ve Emine’nin ölümü Hayri’nin yaşadığı en kötü şeylerdendir. • Pakize; Hayri İrdal ile arasında hiç gerçek bir sevgi bağı olmamış olan, kendini sinema artisti sanan bir kadındır. • Cemal Bey; hırslı, kinci, çıkarcı bir insandır. Karısına bir obje gibi davranır, herkesi kendinden alçakta görüp kibirle bakar. ‘‘Kötü Adam’’ olarak değerlendirilebilecek olsa da roman Hayri İrdal’ın ağzından anlatıldığından bilerek bu imajla yansıtılmış olabilir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Okuyacaklarıma Ekle
4
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.