Gönderi

BİR KADIN #146342180 Onu tanıdığım zaman çok gençtim.O zamanlar ne düşünür ne hisseder hiç anlayamazdım.Sonraları yaşamı sevdiklerini doyurmak,onları mutlu etmek olarak gördüğünü ve herşeyi bu düşünceyle yaptığını hissetmeye başladım. Benim dünyamdan çok uzak görünürdü gözüme. Yaz günü giydiği kat kat giyisileri garip gelirdi.Onun yaşındakiler iç ısılarını böyle sabit tutmayı mı öğrenmişlerdi hiç bunalmaz mıydı ?Şimdi düşünüyorum da onun ince bedenini zırh gibi korurmuş onlar.İnce beden dedimse öyle güçsüz halsiz biri değildi.Dimdik yürürdü.Beni sevdi mi acaba ?Sevmişse ,kuzinenin başında getirdiği sütü peynir yapmak için uğraştığım zaman sevmiştir. Sevdiği oğlundan ona torun verdiğim için sevmiştir.Sesini daha doğrusu kelimelerini hiç anımsamıyorum.Konuşmazdı belki yada ben dilini çözemediğim için dinlemedim hiç bir zaman. Hep anlamak istedim yanımdakilere ne dediğini sordum durdum.Belki bu yüzden yalnızken bana hiç birşey söylemedi. Duygularını olaylar karşısındaki tavırlarıyla yada kişilere gösterdiği tepkiyle anlardım.Bizim gibi duygularını sözcüklere döktüğünü hiç görmedim.Bir kadının, okumayan küçük yaşta evlendirilen kendi bedeni kendi kararı olmayan bir kadının yaşayacağı şeyleri eksiksiz yaşamıştı bu ülkede.Gözü gibi baktığı ineğini sessiz sessiz sağar sütü merdiven başına bırakır gelin gelin diye seslenirdi. Hayatı basit yaşayan,her gün yiyecekleri aşın çıkması için toprağa şefkatle davranan, seneye ekeceği tohumu ceplerinde saklayan ufak tefek bir kadındı.Birgün bile mağduriyetini,acısını çektiklerini anlatırken duymadım.Asla düşkün görünmek istemezdi.Kimsenin ona acımasına ,onu korumaya almasına fırsat vemedi. Küçük bir odanın bir tarafını minderlerle kaplayıp bir tarafına ocak ve yiyeceklerini yığarak mutfak olarak kullanan yoksul kızına ziyarete giderdi.On beş dakika uzaklıktaki diğer köyde yaşıyordu.Kocası gurbette inşaatta diye bahçesinde yetiştirdiği meyveleri sebzeleri ve hayvansal ürünler doldurduğu sepeti koluna takması hiç gözümün önünden gitmez.Yıllarca yüklendiği yerlerinden başladı hastalığı; elinden, kolundan. Yanına ziyarete gelene bir şeyler vermek ister veremezse rızkını paylaşmadığı için huzursuzluk duyan bir kadındı. Şimdi serin bir sabahta yağmur yağdı yağacak ve gerilmiş mavi brandanın altında tabutunun başına taplanan oğulları, kızları ömrünü ağıtlarla anlatıyor.Yüzü bembeyaz tertemiz .Bütün ölüler böyle temiz mi görünüyor yoksa sessizce kendi içinde acılarını yaşayanlar, çektiklerini bu dünyada bırakıp götürecek birşeyi kalmayanlar mı tertemiz gidiyor. #öykü
Etkinlik
··
933 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güzel bir yazı. Son kısmı çarpıcı ve haklılık barındıran derinlikte...
fiLiz
Gönderi Sahibi
haklılık var dediğiniz gibi ,ama malesef diyeceğim ...Bazı insanlar hayatta çok yük taşımak zorunda kalıyor ve giderken sanki ben en temiz en güzel en iyi yeri hakettim der gibi gidiyor.öyle bir yer varsa eğer...
Çok etkileyici bir yazı anadolu kadının özeti sanki yaşanılan çok etkilendim ve üzüldüm gerçekten yaşanmışsa
fiLiz
Gönderi Sahibi
Evet Anadoluda kırsalda kadınların yaşamı biraz farklarla bu şekilde.Dramatize etmek istemediğim için birçok şeyi yazmadım .Yıllar önce çocukluğumun Hazal Teyzesi de aynı şeyleri yaşıyordu ,Fatma Ana da böyleydi, şimdi Hanım Abla da böyle "Bir Kadın"... Kırsalla bağlantısı olan herkes tanır bu kadınları.Hayatlarına küçük dokunuşlar yapabilir belki yetiştirdiği çocuklar.Bizler şehirlerde eğitimli,ekonomik bağımsızlığı olan kadınlar hala bu genetiğimize işlemiş geleneksel kadın olmaya çalışırken aslında yüklerimizi çoğalttık.Arada derede kaldık. "Bugün beşe kadar mesaideyim evde gram yemek yok koşturucam eve gidince "diyen iş arkadaşım gibi çalışan kadınımızın birincil görevi doyurmak beslemek ...Teşekkür ederim
Anadolu'da bu çilekeş yaşam ne zaman son bulacak ne yapılmalı bu konuda kafa yormali derim