'Rivayet edildiğine göre , gökyüzünde elinde bir davulla yaşlı bir adam varmış. Davulu çaldı mı, havada gümbür gümbür yuvarlanan bir gök gürlemesi işitilirmiş. Yağmur da bir ejderhanın ağzından püskürttüğü suymuş, ejderha vücudunu örten her pulun altında yüz kova su saklarmış, vücudu da sayılamayacak kadar çok pulla kapalıymış. Ejderha birazıcık su dökecek olsa, döktüğü su şakır şakır bir yağmura dönüşür, uzak yerler bol bol suya kavuşurmuş."
Bugün kısa bir masal ile başladım yazıma çünkü size tanıtacağım kitap bir masal kitabı , Çin Masalları.
Uzakdoğu kültürü bana hep çok yakın fakat bir o kadar da gizemli gelmiştir. Bu nedenle bu kitabı daha büyük bir zevkle okudum. Her kültürü oluşturan yapıtaşlarından izler taşıyan masallar bize o kültüre ait zenginliklerin , mutlulukların yanında korkularını ve dünyaya bakış açılarını da anlatır. Çin masalları da aynı kültürleri gibi zengin içeriklere sahip ve okudukça bize çok yakın buldum masallarını. Bu nedenle sanırım daha da çok sevdim.