An itibariyle Barbaları Beklerken'i bitirmiş bulunmaktayım, zaman zaman kopmuş olmakla birlikte genel olarak benim için oldukça sürükleyici bir serüvendi. Bazı bazı noktalarda dalıp olayı kaçırdığım oldu, kitabın soft geçişli anlatımı buna biraz müsait olmakla birlikte sanıyorum ki odaklanma konusunda da ek çaba sarf etmem gerekiyor genel olarak. Kitaba başlarken bir beklenti taşıyor muydum ama esasen okumayı dilediğim başka bir kitap olduğundan ilk etapta biraz isteksiz başladım. Yazar orta yaş sonrası erkek bir bireyin kendisiyle ilgili gözlemlerini, kendini çözme serüvenini tüm çıplaklığıyla vermiş hissettiğim. Temel olarak itiraf etmek gerekirse bu yaşlarımda, ana karakter yaşlarındaki karşıt cinsle ve mevcut şartlar dahilinde oluşmuş genel fikirlerimin çoğunluğunu kapsıyor. Bu sebeple kimi zaman iç tahlilleri kendim yazsam anca böyle olurdu dediğim çok nokta oldu, bu sebeple kitabı sevmiş olabilirim. Kitaptaki betimlemleri oldukça sevdim ve hissettim, şartlarıma tezat olarak o bunalımı, nemi, sıcağı ve çölü hissettim, bunu bende yaratan çok kitap olmaz o sebeple de sevdim. Kitabı kurcalarken filmi olduğunu gördüm, izlerim bittikten sonra diyordum ama açtıktan sonra vazgeçtim. Kafamda gayet güzel canlanan bu kitabı neyle karşılaşacağımdan emin olmadığım bir filmle karalamak istemedim, zihnimde şu anki gibi kalsın. Anlaşılacağı üzere oldukça subjektif yaklaşımla özgürce fikir belirttim, umuyorum beklenti yaratmam kimsede, keyifli okumalar
Barbarları Beklerken