İyi İnsan Olmak Üzerine
İyi akşamlar, #146342180 öykü etkinliği kapsamında ismini vermek istemeyen bir arkadaşın öyküsünü paylaşıyorum. Herkese iyi okumalar. ------ Ne güzel bir sabah, hava mis gibi, güneş tüm parlaklığıyla selamlıyor dünyayı. Her şey çok güzel bir ahenk içinde. Renkler, sesler ağaçlar, çiçekler, kuşlar… Cennete uyanmış gibi bir sabah. Böyle güzel bir günde kötü bir şey düşünebilir ya da yapabilir mi hiç bir insan diye içinden geçirip,bu güzellikleri düşünerek mest olmuş bir halde işe gitmek için yürümeye devam etti Zerya. Peki acaba tüm bu güzellikler içinde o iyi biri miydi yoksa kötü biri mi, bu güzelliklere ne kadar katkısı oluyordu ya da onları yaptığı kötülüklerle mahvediyor olmasındı sakın? Hayır hayır bu yersiz bir düşünceydi, iyi biri olduğunu düşündü. Ve belki de hep böyle kalacağını. Bu düşünceler içinde yoluna devam etti. Hastaneye varınca herkesi telaş içinde koştururken gördü. Muhtemelen yine bir hastanın kalbi durmuştu, o da yardım etmek için odaya girdiğinde bir dakika önce öldüğünü öğrendi. Ölüm saati 08.14. Bu güzel güne hastanede ölümle başladı Zerya. Hala güzel miydi peki gün? Buna karar veremiyordu. Ama doğadaki her şey sanki hiçbir şey olmamış gibi aynı ahenkle akmaya devam ediyordu. Sanki ölüm hiç olmamış gibi, sanki az önce birilerinin dünyası yıkılmamış gibi. O da bir süre sonra doğa gibi hiçbir şey olmamış gibi devam etmeyecek miydi güne. Peki bu onu kötü biri yapar mıydı, karar veremedi… En azından kimseye bir kötülüğü dokunmazsa eğer iyi bir insan olacağını düşündü, hem bunu asla yapamazdı ki o. Birine bilerek, isteyerek zarar veremezdi ki. Tüm hayatını da böyle yaşarsa ilerde iyi bir bir insan olarak ölümü bekleyeceğine karar verdi. Fakat heyhat… Hayatın onun için neler hazırladığını , başkalarına bilerek isteyerek kötülük yapabileceğini asla düşünmezdi. Hayatta insanın başına her şeyin gelebileceğini… Bunu elbette biliyordu ama yine de bazı şeylerin asla onun başına gelmeyeceğini ve bazı kötülükleri asla yapmayacağını, yapamayacağını düşünürdü Zerya. Ama hayat onu yine şaşırtmıştı işte. Kendini bir bilinmezin içinde, asla tahmin edemeyeği bir konumda buluvermişti birden. Kendini kötü hissediyordu her anlamda ve bunu çevresine de yansıtıyordu ister istemez. İşte ya da yalnız başınayken. Hep asık suratlıydı ve böyle bir kötülüğü yaptığı için duyduğu derin bir vicdan azabı çekiyordu. Yine bir sabah hastaneye gitmek için yola çıkmıştı. Tüm güzellikler olanca ihtişamıyla ahenk içinde karşındaydı ama içindeki duygular tamamiyle değişmişti, kendini kötü biri gibi hissediyordu ve bu güzellikleri haketmediğini… ama içinde bir pişmanlık , çok güçlü ve kahreden bir pişmanlık vardı. Acaba sırf bunun için iyi biri olabilir… Hayır hayır o kötü biriydi, birileri onun yüzünden üzülmüş, acı çekmişti. O iyi bir insan değildi, bundan emindi. Hastaneye geldiğinde günü kötü geçti, diğer günler de aynı şekilde devam etti. Hayat akmaya devam ediyordu ve o içindeki kötülük hissiyle her şeyi kaçırıyordu artık. Peki ama bu her zaman böyle mi devam edecekti. Bu kötülük hissi günden güne artıyor ve çevresindekileri de huzursuz ediyordu artık. Hayır kötülüğe bulaştığı için iyilik yapmaktan vazgeçemezdi, bu güzelliklere gözünü kapatamazdı, hatta kötülüğe bulaştığı için onu artık bildiği için ondan kaçması daha kolay olacaktı, aynı şeyleri bir daha yapmamak, yaşamamak için elinden gelen her iyiliği yapmak zorundaydı. Buna mecburdu, hayatta insanın başına her şey gelebilirdi, bunu tecrübe ederek yaşamıştı ve şüphesiz artık hayata eskisi gibi temiz ve iyi biri olarak devam edemese de en azından o kötülük tohumunun büyümemesi için çabalayacaktı. Çok çabalayacaktı. Hayatta iyi bir insan olmak ve iyi şeyler yapmak kadar hiçbir şeyin önemli olmadığını düşündü Zerya.
Etkinlik
··
716 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.